⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 08:08
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kurişçiler soruşturmasında, örgüt lideri Alihan Kuriş’in üyelerine CHP’ye oy vermeleri yönünde baskı yaptığı iddia edildi.
- İfade veren tanıklar, cemaat içinde “gizli mahkemeler” kurulduğunu, resmi olmayan defterlerle kayıt dışı para trafiği yönetildiğini ve itaat etmeyenlerin aforoz edildiğini belirtti.
- Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, siyasi tercihlerini farklı yönde kullanan veya cemaat talimatlarına karşı çıkan üyelerin cami ve sosyal tesislerden men edildiği tespit edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve Türkiye gündemine bomba gibi düşen Kurişçiler soruşturması, cemaat görünümlü yapının karanlık iç yüzünü gözler önüne seriyor. Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü’ne ifade veren eski mensupların beyanları, yapının sadece dini değil, aynı zamanda sıkı bir siyasi ve ekonomik disiplinle yönetildiğini ortaya koydu.
Siyasi Baskı ve Aforoz Mekanizması
İfadelerde en dikkat çeken husus, seçim dönemlerinde örgüt lideri Alihan Kuriş’in talimatıyla üyelere yönelik uygulanan yoğun siyasi baskı. Uzun yıllar yapının içinde hocalık yapan bir vaiz ve emekli bir müteahhit, 2014 ve 2023 seçimlerinde Valide Sultan Erkek Öğrenci Yurdu gibi merkezlerde, cemaat üyelerine CHP’ye oy vermeleri için saatlerce telkinde bulunulduğunu anlattı. AK Parti destekçisi olan veya bu baskıya boyun eğmeyen üyelerin ise sistematik bir şekilde “aforoz” edildiği, kara listeye alındığı ve cami ile yurtlara girişlerinin yasaklandığı kaydedildi.
Bu baskı mekanizması, toplumsal yaşamın en temel alanlarına kadar uzanıyor. Benzer şekilde, Fransa’da Eyüp Sultan Camisi kapılarını herkese açtı haberindeki kapsayıcı yaklaşımın aksine, Kurişçilerin kendi içlerinde adeta bir “siyasi tecrit” uyguladığı görülüyor. İtiraz edenlerin isimlerinin hatim gruplarında dahi “kara liste” olarak okunduğu belirtiliyor.
Gizli Mahkemeler ve Kayıt Dışı Ekonomi
Soruşturmanın bir diğer vahim boyutu ise örgütün kendi yargı sistemini kurması. Manavgat ve Antalya merkezli olarak oluşturulan “sözde mahkemelerde”, cemaat kararlarına uymayan esnaf ve üyelerin bir avukat nezaretinde yargılandığı iddia ediliyor. Bu durum, devletin yargı organlarına alternatif bir yapı kurulmaya çalışıldığının en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Ekonomik açıdan da büyük bir usulsüzlük şüphesi bulunuyor. Resmi defterlerin dışında tutulan ikinci bir defterle, toplanan bağışların kayıt dışı bir para çarkına dönüştürüldüğü tespit edildi. Bu durum, kamuoyunda Ankara’da sepetle sahte alkol satışı gibi yasa dışı faaliyetlerin yarattığı güvenlik zafiyetine benzer bir tehlikeyi, cemaat yapısı içinde gizli bir ekonomi olarak ortaya koyuyor.
Toplumsal Fişleme ve Sosyal Tecrit
Sadece oy vermeyenler değil, aynı görüşü paylaşan esnafın da fişlendiği ve cemaate ait düğün salonları ile sosyal tesislerden men edildiği bilgisi dosyada yer aldı. Kapılara dikilen özel görevlilerle sağlanan bu izolasyon, yapının kendi içinde kapalı bir toplum yaratma çabasını gözler önüne seriyor. Soruşturma derinleşirken, Kurişçilerin tüm bu yasa dışı faaliyetlerinin yargı önünde nasıl bir karşılık bulacağı merakla bekleniyor.



