⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 471
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 11:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Sezgin Tanrıkulu, sermaye piyasalarındaki fonlarda yaşanan 525 milyar liralık değer kaybının siyasi ve idari sorumluluk doğurduğunu belirtti.
- Tasfiye edilmesi gündeme gelen 131 fon şirketinin değerinin Kasım 2025’ten bu yana büyük bir erime yaşadığına dikkat çekildi.
- Yalova’daki bir gemi bakım şirketinin 35 günde 282 milyar liraya ulaşan değer artışının denetlenmediği vurgulandı.
Türkiye’nin başkenti Ankara’da, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan çalkantılar ve milyarlarca liralık kamu zararı siyasetin gündemindeki sıcak yerini koruyor. Konuyla ilgili en sert eleştirilerden biri milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan geldi. Tanrıkulu, borsadaki sert düşüşler ve fonlardaki 525 milyar liralık kayıp karşısında idari ve siyasi mekanizmaların hesap vermesi gerektiğini, olağanüstü piyasa hareketlerinin denetlenmediğini savundu.
Sermaye Piyasalarında Siyasi ve İdari Sorumluluk Vurgusu
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, borsada yaşanan gelişmeler, fonlardaki değer kayıpları ve gelişen kamu zararıyla ilgili kapsamlı bir açıklama yaptı. Sermaye piyasalarının devletin ilgili kurumlarının denetimi ve gözetimi altında olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, yaşanan olayların sadece cezai değil, aynı zamanda idari ve siyasi sorumluluk boyutunun da titizlikle araştırılması gerektiğini ifade etti.
Tanrıkulu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Borsadaki gelişmeleri, batan paraları ve oluşan kamu zararını hep birlikte takip ediyoruz” diyerek, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında çok sayıda düzenleme bulunduğunu hatırlattı. Benzer ekonomik krizler ve piyasa dalgalanmaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, uzmanlar ve siyasetçiler Fatih Altaylı’dan fon krizi itirafı gibi çarpıcı açıklamaları ve piyasa güvenliğini de yakından takip ediyor.
Fon Değerlerinde 525 Milyar Liralık Dev Kayıp
Maliye Bakanı’nın 4 Kasım 2025 tarihinde borsadaki “anormal gelişmelere” dikkat çekerek süreci yakından takip ettiklerini açıkladığını hatırlatan Tanrıkulu, aradaki uçuruma rakamlarla dikkat çekti. Takibe alındığı ifade edilen ve tasfiye edileceği açıklanan 131 fon şirketinin değerinin söz konusu tarihte 297 milyar lira olduğunu belirten Tanrıkulu, Eylül ayında ise bu rakamın 822 milyar liraya ulaştığını aktardı.
Aradaki farkın net bir şekilde 525 milyar lira olduğunu vurgulayan Tanrıkulu, “Maliye Bakanı’nın bu gelişmelerden haberdar olduğunu söylediği tarihten sonra, bugün tasfiye edilmesi gündeme gelen bu fonlarda yaklaşık 525 milyar liralık bir değer kaybı ortaya çıkmış” diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi.
35 Günde 282 Milyar Liralık Tartışmalı Artış
Sermaye piyasalarındaki olağanüstü değer artışlarının ilgili kurumların denetiminden nasıl geçtiğinin açıklanmasını isteyen Tanrıkulu, örnek olarak Yalova’daki bir şirketi gösterdi. Yalova’da faaliyet gösteren bir gemi bakım şirketinin değerinin 30 Haziran’da 4,5 milyar lira olduğunu, sadece 35 gün sonra ise bu değerin 282 milyar liraya fırladığını belirtti. Aynı tarihte Otokar’ın değerinin 292 milyar lira olduğuna işaret eden Tanrıkulu, bir gemi bakım şirketinin bu kadar kısa sürede bu seviyeye gelmesinin nasıl mümkün olabildiğini sordu.
Ülke genelindeki bu tür ekonomik dengesizlikler ve sektörel gelişmeler, Türkiye’den 90 üniversite dünya bilim sıralamasında yer aldı haberi gibi bilimsel başarıların yanında Türkiye’nin ekonomideki yapısal sorunlarını da bir kez daha gözler önüne serdi. Tanrıkulu, sorumluluğun sadece gözaltına alınan şahıslarla sınırlı olmadığını, idari gözetim eksikliğinin de masaya yatırılması gerektiğini yineledi.



