⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 417
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 12:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Almanya’nın başkenti Berlin’de gerçekleştirilen eyalet meclisi seçimlerinde Sol Parti başbakan adayı Elif Eralp, göçmen kökenli bir siyasetçi olarak tarihi bir başarıya imza attı.
- Seçim sonuçlarının ardından büyük bir gurur ve mutluluk yaşadığını belirten anne Hülya Eralp, kızının başarısı karşısında sevinç gözyaşlarını tutamadığını ifade etti.
- Göçmen bir ailenin çocuğu olarak yetişen ve uzun yıllar insan hakları avukatlığı yapan Elif Eralp’in başkentte bu unvanı kazanması, uluslararası kamuoyunda ve dünya siyasetinde geniş yankı uyandırdı.
Almanya’nın kalbi Berlin eyalet meclisi seçimlerinde yaşanan tarihi kırılma, siyaset sahnesinde eşine az rastlanır anlara sahne oldu. Sol Parti’nin başbakan adayı olarak gösterilen ve seçimi olağanüstü bir başarıyla tamamlayan Elif Eralp, hem partisinin hem de göçmen kökenli siyasetçilerin tarihindeki en parlak dönüm noktalarından birini gerçekleştirdi. Bu büyük zaferin ardından en duygusal anları ise hiç şüphesiz annesi Hülya Eralp yaşadı.
“Sevinç Gözyaşlarımı Tutamadım”
Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından duygularını basın mensuplarıyla paylaşan anne Hülya Eralp, kızının elde ettiği oy oranının kendisini bile şaşırttığını belirtti. Günlerdir süren heyecan nedeniyle uyuyamadığını ifade eden Eralp, “Çok mutluyum. Kızımla gurur duyuyorum. Bu kadar yüksek bir oy alacağını ben bile tahmin etmedim. Ama gerçekten sevinç gözyaşlarımı tutamadım. Kaç gündür merak ve heyecandan uyuyamıyorum. Çok güzel bir duygu” diyerek yaşadığı gururu dile getirdi.
Kızının başarısının Berlin açısından tarihsel bir anlam taşıdığının altını çizen anne Eralp, başkentte göçmen kökenli bir siyasetçinin böyle bir makama aday gösterilmesinin ve bu başarıyı elde etmesinin toplumsal entegrasyon açısından da çok kıymetli olduğunu vurguladı. Eralp, kızının her yönüyle örnek bir başbakan olacağına olan inancını yineledi.
Çocukluktan Gelen Adalet Tutkusu ve İnsan Hakları Mücadelesi
Elif Eralp’in siyasete olan ilgisinin tesadüf olmadığını, aksine çocukluk yıllarından itibaren adalet kavramıyla iç içe büyüdüğünü belirten Hülya Eralp, aile kökenlerinin Almanya’daki ırkçılık karşıtı mücadeleye dayandığını aktardı. Kendisinin de yıllarca göçmen kuruluşlarında çalışarak gençlerin mesleki eğitime kazandırılması için çaba sarf ettiğini ifade eden anne Eralp, evlerinde sürekli işçilerin, göçmenlerin ve hak savunucularının bulunduğunu söyledi.
Kızının küçük yaşlardan beri adaletsizliklere karşı son derece duyarlı olduğunu belirten Hülya Eralp, bu hassasiyetin onu hukuk eğitimine yönlendirdiğini kaydetti. Yaklaşık 10 yıl boyunca Federal Meclis’te (Bundestag) insan hakları avukatı olarak görev yapan Elif Eralp, bu birikimini aktif siyasete taşıdı. Siyaset sahnesindeki bu ani ve güçlü yükseliş, tıpkı kültür ve sanat dünyasında adından söz ettiren önemli figürler gibi toplumsal dinamikleri derinden etkiledi.
Berlin Siyasetinde Yeni Bir Dönem
Sol Parti’den gelen teklifi kabul ederek Berlin’de başbakan adayı olan Elif Eralp’in bu hamlesi, Almanya’daki yerleşik siyasi dengeleri de sarstı. Ailesinin hiçbir zaman doğrudan “politika yap” yönlendirmesinde bulunmadığını, ancak demokratik ve adil bir çevre yarattığını belirten anne Eralp, kızının kendi iradesiyle halkın sesi olmayı seçtiğini ifade etti. Seçim sonuçlarının ardından tüm gözler Berlin’de kurulacak yeni koalisyon görüşmelerine ve Elif Eralp’in atacağı yeni siyasi adımlara çevrilmiş durumda.



