⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 385
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 07:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BM 81. Genel Kurul görüşmeleri, 22 Eylül’de New York’ta Gazze soykırımı, Ukrayna savaşı ve küresel güvenlik krizlerinin gölgesinde başlıyor.
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirvenin ilk gününde dördüncü sırada hitap edecek; 130’dan fazla liderin katılımıyla ikili diplomasinin trafiği hızlanacak.
- Antonio Guterres’in son açılış konuşmasını yapacağı oturumda, iklim değişikliğinden bölgesel çatışmalara kadar dünya barışını etkileyen kritik pazarlıklar yürütülecek.
Dünya siyasetinin kalbi, 22 Eylül itibarıyla New York’ta atıyor. Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul görüşmeleri, küresel krizlerin zirve yaptığı bir dönemde, “Güveni Yeniden Tesis Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkes İçin Sonuç Üreten BM” temasıyla kapılarını açıyor. Yaklaşık 130 devlet ve hükümet başkanının katılımıyla gerçekleşecek olan bu devasa zirve, sadece diplomatik bir forum değil, aynı zamanda yılın en büyük “emperyalist pazarlık masası” olarak nitelendiriliyor.
Küresel Krizlerin Gölgesinde Diplomasi
Zirvenin ana gündem maddelerini; İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, beşinci yılına giren Ukrayna savaşı ve bölgedeki tansiyonu zirveye taşıyan İran-ABD gerilimi oluşturuyor. BM’nin kuruluş amacı olan dünya barışının, bu çatışmalar karşısında ne kadar etkisiz kaldığı tartışmaları, liderlerin konuşmalarına da damgasını vuracak.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, görev süresinin sonunda gerçekleşen bu oturumda son kez açılış konuşmasını yapacak. Guterres’in ardından geleneksel olarak Brezilya ve ev sahibi ABD temsilcileri söz alacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kritik Mesajları
Türkiye, bu yılki oturumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından temsil edilecek. Erdoğan, zirvenin ilk gününde dördüncü sırada kürsüye çıkarak, küresel adaletsizliklere ve özellikle Gazze’deki insani drama dikkat çeken sert mesajlar vermesi bekleniyor. Erdoğan’ın diplomatik trafiğinin, bölgedeki İsrail bağlantılı operasyonlar ve finansal süreçlerin gölgesinde, ikili görüşmelerle yoğunlaşması planlanıyor.
Şi Cinping ve Trump Arasındaki Görüşme
Zirvenin en dikkat çeken eksiklerinden biri Çin lideri Şi Cinping olacak. Şi, Washington’da Trump ile yapacağı kritik görüşme nedeniyle New York’a gelmeyecek. Öte yandan, piyasaların ve dünya siyasetinin yakından takip ettiği bir diğer konu ise Trump’ın Körfez ülkeleri liderleriyle gerçekleştireceği toplantı olacak. Geçtiğimiz yıl benzer bir toplantıda gündeme gelen ancak hayata geçirilemeyen “Gazze Barış Planı”nın akıbeti, kulislerde en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor.
Sadece siyasi değil, iklim eylemi, nükleer silahsızlanma, ırkçılıkla mücadele ve gelecekteki olası pandemilere karşı hazırlık kapasitesinin artırılması gibi konular da zirve kapsamında ele alınacak. Kuzey Kore’nin füze denemeleri sonrası bölgede tırmanan gerilim de ikili görüşmelerin ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek.



