⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 513
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 11:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 1946’dan bu yana her yıl düzenlenen BM Genel Kurulu, uluslararası diplomasinin kalbi olmasının yanı sıra tarihe geçen ilginç olaylara ev sahipliği yapmaktadır.
- Küba lideri Fidel Castro’nun 4 saat 29 süren konuşması en uzun rekoru elinde tutarken, Sovyet lider Kruşçev’in ayakkabı efsanesi ve 2018’de bebeğiyle katılan Yeni Zelanda Başbakanı hafızalara kazınmıştır.
- 22-28 Eylül tarihlerinde yapılacak 81. Genel Kurul’da, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya yönelik olası protestolar ve UCM kararlarının gölgesinde yaşanacak diplomatik tansiyon merakla beklenmektedir.
New York, ABD — Uluslararası ilişkilerin kalbinin attığı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1946 yılından bu yana her yıl dünya liderlerini aynı çat altında buluşturuyor. Küresel krizlerin ele alındığı, barış ve güvenlik politikalarının tartışıldığı bu devasa platform, sadece diplomatik müzakerelere değil, aynı zamanda dünya siyaset tarihine geçecek ilginç anlara, protestolara ve sıra dışı protokollere de ev sahipliği yapıyor.
Geçmişten günümüze kürsüde ayakkabısını çıkardığı rivayet edilen liderlerden, kucağında bebeğiyle oturumlara katılan devlet başkanlarına kadar pek çok olay BM’nin köklü hafızasında yerini koruyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu tür zirvelerin yalnızca resmi metinlerden ibaret olmadığını, liderlerin bireysel duruşlarıyla da anıldığını sıkça vurguluyor. Nitekim son yıllarda Pezeşkiyan’ın ABD ziyaretinde şok vize krizi gibi yankı uyandıran diplomatik gerilimler, BM haftalarında yaşanan hareketliliğin boyutlarını gözler önüne seriyor.
Castro’nun Kırılamayan Rekoru ve Kruşçev Efsanesi
BM Genel Kurulu Yüksek Düzeyli Katılım Haftası kapsamında her üye ülkenin liderine ortalama 15’er dakika konuşma süresi tanınıyor. Her ne kadar bu kurala uymak genel bir ilke olsa da, tarihte bu süreyi katbekat aşan efsanevi konuşmalar yapıldı. Küba’nın devrimci lideri Fidel Castro, 1960 yılında gerçekleştirdiği 4 saat 29 dakikalık devasa konuşmasıyla hâlâ kırılamayan “en uzun konuşma” rekorunu elinde bulunduruyor.
Diplomasi tarihinin en çok konuşulan magazinel ve politik olaylarından biri de 1960’taki oturumda yaşandı. Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev’in, Filipinler temsilcisine tepki göstermek amacıyla önce yumruğunu, ardından da ayakkabısını masaya vurduğu öne sürüldü. BM arşivlerinde bu anı net olarak doğrulayan resmi bir video kaydı bulunmasa da, Kruşçev’in anı kitaplarında ve dönemin tanıklarının anlatımlarında bu ilginç detay tarihe kara bir leke veya sıra dışı bir protesto olarak geçti.
Protestoların Gölgesinde 81. Genel Kurul
Öte yandan, sadece geçmişteki olaylar değil, güncel gelişmeler de BM kürsüsünü hareketlendirmeye devam ediyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından, pek çok ülkenin delegasyonu 2024 yılından bu yana İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kürsüye çıktığında salonu terk ederek tarihi bir boykot geleneği başlattı.
Önümüzdeki günlerde kapılarını açacak olan 81. Yüksek Düzeyli Katılım Haftası’nda da benzer protestoların yaşanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) Netanyahu hakkında çıkardığı tutuklama emrinin ABD topraklarında uygulanıp uygulanamayacağı, New York yerel yönetimi ile Washington arasında hukuki ve siyasi bir krize yol açmış durumda. ABD hükümeti Netanyahu’nun dokunulmazlık ve güvenlik gerekçesiyle tutuklanmayacağını yinelerken, bu durumun BM salonlarında nasıl bir tansiyon yaratacağı şimdiden küresel medyanın manşetlerini süslüyor. Benzer şekilde, dünyada yankı uyandıran Putin’in partisinin Duma’daki güç artışı gibi jeopolitik hamleler de bu yılki genel kuruldaki dengeleri doğrudan etkileyecek unsurlar arasında gösteriliyor.
Sıra dışı anlar sadece krizlerle de sınırlı kalmadı. 2018 yılında dönemin Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, 3 aylık bebeği Neve’yi resmi BM toplantılarına getirerek tüm dünyanın dikkatini çekti. Üzerinde “First Baby” yaka kartı bulunan bebeğiyle kürsüye gelen Ardern, kadın liderlerin iş ve aile dengesini kurma mücadelesinin en sembolik görüntülerinden birini vermeyi başarmıştı.



