⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 10:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan ve Fransa, Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında Türkiye’nin yetki alanlarında izin almaksızın deniz tabanı araştırması yapmayı planlıyor.
- Atina yönetimi, bölgedeki faaliyetler için Türkiye’den onay almayacağını açıklarken, süreçte NAVTEX üzerinden bilgilendirme yapılması hedefleniyor.
- Ankara, bölgedeki egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılığını sürdürürken, araştırma gemisinin atacağı adımlar diplomatik kriz riski taşıyor.
Doğu Akdeniz’de sular bir kez daha ısınıyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında hayata geçirilmesi planlanan Great Sea Interconnector (GSI) elektrik bağlantısı projesi, bölgedeki jeopolitik dengeleri sarsacak bir aşamaya geldi. Atina ve Paris yönetimlerinin, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını görmezden gelerek başlattığı bu süreç, Ankara’nın tepkisini çekecek bir “müdahale” planı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’siz Araştırma Planı
Edinilen bilgilere göre, Fransız bayraklı bir araştırma gemisinin, kablo güzergâhı üzerinde deniz tabanı incelemeleri yapması planlanıyor. Ancak bu süreçteki en kritik nokta, Yunanistan’ın Türkiye’den herhangi bir izin talep etmeyecek olması. Atina, bu çalışmaları sadece bir “denizcilik bilgilendirmesi” olarak kurgulayarak, bölgedeki egemenlik haklarımızı yok sayan bir strateji izliyor.
Konuyla ilgili daha önce açıklamalarda bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, çalışmalar için Türkiye’nin onayının gerekmediğini savunmuştu. Bu durum, enerji sistemlerinde asıl tehlike olarak görülen bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor.
Ankara’nın Tavrı Net: Egemenlik Hakları Korunacak
Yunan basını, gözlerin şimdi Ankara’ya çevrildiğini yazarken, Türkiye’nin bölgedeki kararlılığı biliniyor. Ankara, kendi kıta sahanlığı ve egemenlik hakları kapsamında kalan bölgelerde yapılacak her türlü faaliyetin, diplomatik kanallar üzerinden bildirilmesi ve izin alınması gerektiği görüşünü ısrarla vurguluyor. Yunanistan’ın, bölgedeki gerilimi tırmandıracak bu tek taraflı adımları, diplomatik bir krizin fitilini ateşleyebilir.
Bölgedeki bu kritik süreç, sadece enerji hatlarıyla sınırlı değil. Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında şok gözaltılar gibi farklı gündem maddeleriyle birleşen uluslararası gelişmeler, Türkiye’nin dış politika hamlelerinin ne denli titizlikle yürütüldüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Öte yandan, küresel petrol krizinde yeni perde aralanırken, enerji güvenliği her zamankinden daha stratejik bir önem taşıyor.
Diplomatik Kanal mı, NAVTEX mi?
Yunan yönetimi, söz konusu araştırmalar için Kandiye istasyonu üzerinden bir NAVTEX yayımlamayı planlıyor. Ancak bu uygulama, Türkiye’nin hak iddia ettiği alanlarda bir “hukuki dayanak” oluşturmuyor. Ankara, bölgede atılacak her adımı yakından izliyor ve sahadaki fiili durumu değiştirecek girişimlere karşı gerekli önlemleri alacağını belirtiyor. Önümüzdeki günlerde, Fransız bayraklı geminin rotası ve Türkiye’nin buna vereceği yanıt, Doğu Akdeniz’in önümüzdeki dönemdeki kaderini belirleyecek.



