⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 09:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, muvazaalı gayrimenkul satışlarıyla usulsüz Türk vatandaşlığı sağlayan şebekeye yönelik ikinci dalga operasyon düzenlendi.
- Yapılan incelemeler sonucunda 1.070 kişinin haksız yollarla vatandaşlık edindiği tespit edilirken, 72 şüpheli gözaltına alındı ve 30 şirkete kayyum atandı.
- Operasyon kapsamında 3,5 milyar TL’yi aşkın muvazaalı işleme el konulurken, şüphelilere ait binlerce taşınmaz ve banka hesabı için tedbir kararı uygulandı.
Türkiye’nin ekonomi ve hukuk gündemine oturan usulsüz vatandaşlık operasyonu, ikinci dalga ile genişledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu. İstanbul merkezli gerçekleştirilen operasyon, vatandaşlık hukukunu istismar eden yapılara karşı devletin kararlı duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.
1.070 Kişilik Usulsüzlük Zinciri Çökertildi
Daha önce “Babacan İnşaat” ile bağlantılı işlemlere odaklanan ilk dalganın ardından, soruşturmanın ikinci ayağında Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerindeki işlemler mercek altına alındı. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışların bir kısmının gerçeğe aykırı olduğu anlaşıldı. Toplamda 274 satış işleminin muvazaalı olduğu ve bu yolla 1.070 kişinin aileleriyle birlikte Türk vatandaşlığı aldığı tespit edildi.
Bu operasyon, tıpkı vatandaşlık operasyonunda 30 şirkete kayyum atanması gibi, devletin haksız kazanca yönelik attığı en sert adımlardan biri olarak kaydedildi. Bakan Gürlek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan yapılara karşı mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.
Ekonomik Tedbirler ve Kayyum Süreci
Operasyon sadece kişileri değil, bu usulsüzlüğe aracılık eden ticari yapıları da hedef aldı. Soruşturma kapsamında 30 şirkete kayyum atanırken, 3,5 milyar TL’yi aşan bir tutarın muvazaalı şekilde el değiştirdiği belirlendi. 2.011 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı için ivedilikle tedbir kararı uygulandı. Bu durum, gümrüklerde yapay zeka dönemi gibi teknolojik denetimlerin artmasıyla birlikte, ekonomik suçlara karşı devletin takip kapasitesinin ne denli yükseldiğini kanıtlıyor.
Süreç, hukuk çevrelerince yakından izlenirken, vatandaşlık hakkını sahtecilik yoluyla elde eden kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik idari işlemlerin de eş zamanlı olarak başlatıldığı bildirildi. Uzmanlar, bu tür operasyonların gayrimenkul piyasasındaki sahte ekspertiz raporlarının önüne geçilmesi adına kritik bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor.
Benzer şekilde, piyasadaki diğer gelişmeleri takip etmek isteyenler reel kesim güven endeksi verilerine göz atarak ekonominin genel gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilirler.



