⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 349
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 13:01
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan’da 11-17 Eylül tarihleri arasında 46 yeni Batı Nil virüsü vakası tespit edildi.
- Yıl başından bu yana toplam vaka sayısı 370’e, virüs kaynaklı ölüm sayısı ise 33’e yükseldi.
- Uzmanlar, artan sıcaklıklar ve göçmen kuşların virüsün yayılmasında büyük rol oynadığını belirtiyor.
Yunanistan, kamu sağlığını tehdit eden son yılların en büyük sağlık krizlerinden biriyle karşı karşıya. Ülke genelinde hızla yayılan ve sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü, yetkilileri ve sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Günlük yaşamı ve turizmi de yakından ilgilendiren bu tehlikeli süreçte rakamlar her geçen gün tırmanıyor.
Dünya genelinde ekonomik ve sosyal dengeleri sarsan gelişmeler yaşanırken, örneğin küresel piyasalardaki emtia hareketliliği dikkat çekiyor. Benzer şekilde, diplomasi ve dış politika kulislerinde uluslararası stratejik uzlaşılar gündemi meşgul ediyor. Ancak komşu Yunanistan’da tüm bu başlıkların yerini, can güvenliğini doğrudan tehdit eden salgın hastalık aldı.
EODY’den Korkutan Bilançolar: Bir Haftada 46 Yeni Vaka
Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) paylaştığı son verilere göre, 11-17 Eylül tarihleri arasında ülkede 46 yeni Batı Nil virüsü vakası kayıtlara geçti. Bu artışla birlikte, 2026 yılının başından 17 Eylül’e kadar görülen toplam vaka sayısı 370 seviyesine tırmandı. Sağlık sistemi üzerindeki baskıyı artıran bir diğer acı tablo ise can kayıplarında yaşandı. Yılın başından bu yana virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı, son bir haftada yaşanan 3 ölümle birlikte toplamda 33’e ulaştı.
İklim Değişikliği ve Kuşlar Tehlikeyi Artırıyor
Atina Ulusal ve Kapodistrias Üniversitesi (EKPA) Tıp Fakültesinden Hijyen ve Epidemiyoloji Profesörü Gikas Mayorkinis, Yunan basınına yaptığı değerlendirmelerde salgının seyrine dair çarpıcı uyarılarda bulundu. Mayorkinis, iklim koşullarındaki köklü değişimlerin, yükselen ortalama sıcaklıkların ve sıcak geçen mevsim süresinin uzamasının Batı Nil virüsünü kalıcı bir kamu sağlığı tehdidi haline getirdiğini vurguladı.
Sadece sivrisineklerin değil, aynı zamanda göçmen kuşların yanı sıra karga, kuzgun ve saksağan gibi hayvan türlerinin de virüsün yayılmasında başrol oynadığını ifade eden Mayorkinis, bu kuşların başkent Atina dahil olmak üzere kalabalık şehir merkezlerinde bile yoğun olarak bulunduğuna dikkat çekti. Uzmanlar, bu durumun virüsün kentsel alanlarda kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını belirtiyor.
Bölgedeki sağlık otoriteleri vatandaşları bireysel korunma yöntemleri konusunda uyarırken, sivrisinek üreme alanlarına karşı ilaçlama çalışmalarının artırıldığı bildirildi.



