⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 553
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 13:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan merkezli MRB araştırma şirketi eylül ayında ülkedeki dış politika eğilimlerini ölçen kapsamlı bir anket yayımladı.
- Ankete katılanların yüzde 51,1’i İsrail ile askeri işbirliğinin sürmesini savunurken, yüzde 30,3’lük kesim Türkiye’nin tepkilerinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
- GKRY ile elektrik bağlantısı ve deniz parkları projelerinde ise halkın yüzde 59,3’ü Türkiye’nin itirazlarına rağmen planların aynen devam etmesini istiyor.
Atina merkezli MRB araştırma şirketi tarafından eylül ayında gerçekleştirilen son kamuoyu araştırması, Yunanistan kamuoyunun dış politikadaki hassas dengelere ve bölgesel ilişkilere bakış açısını gözler önüne serdi. Anket; İsrail ile yürütülen stratejik ortaklıktan Türkiye ile yaşanan gerilimlere, Doğu Akdeniz’deki deniz parkı projelerinden Kıbrıs Rum Kesimi ile planlanan elektrik bağlantısına kadar pek çok kritik başlığı mercek altına aldı.
Dünya genelinde dış politika dengelerinin yapay zeka algoritmaları ve stratejik simülasyonlarla yeniden yorumlandığı bir dönemde, bu tarz kamuoyu yoklamaları hükümetlerin atacağı adımlar açısından da büyük önem taşıyor. Benzer şekilde, teknolojinin uluslararası ilişkilerdeki rolü üzerine yapılan analizler için yapay zeka 108 yıllık savaş şifresini çözdü başlıklı inceleme dikkat çekici ipuçları barındırıyor.
İsrail ile Askeri İşbirliğine Güçlü Destek
Anketin en dikkat çekici bulgularından biri, Yunanistan halkının İsrail ile kurulan askeri ve stratejik bağlara verdiği yüksek destek oranı oldu. Katılımcıların yüzde 51,1‘i iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin kesinlikle veya muhtemelen sürmesi gerektiği görüşünü paylaştı. Bu grubun yüzde 31,8’i işbirliğinin “kesinlikle” devam etmesi gerektiğini vurgularken, yüzde 19,3’lük kesim ise “muhtemelen” desteğini ifade etti.
Buna karşın, bölgedeki tansiyonun düşmesini ve Ankara ile yeni bir çatışma ortamı yaratılmamasını isteyenlerin oranı da azımsanmayacak düzeyde. Katılımcıların yüzde 30,3‘ü, olası bir gerilimi önlemek adına Türkiye’nin tepkilerinin ve hassasiyetlerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini savundu. Araştırmaya katılanların yüzde 18,6’sı ise bu konuda kararsız kaldı veya görüş bildirmekten kaçındı.
Siyasi Partilerin Seçmen Tabanlarında Derin Ayrışmalar
Araştırma sonuçları, Yunanistan’daki farklı siyasi partilerin seçmen profilleri arasında dış politika algısında belirgin uçurumlar bulunduğunu ortaya koydu. İsrail ile askeri işbirliğinin sürdürülmesine en yüksek destek, iktidardaki Yeni Demokrasi seçmenleri (yüzde 78,5) ile Yunan Çözümü seçmenleri (yüzde 76,6) arasında ölçüldü. Bu oran merkez solda ve sol partilerde ise ciddi düşüş gösterdi.
Örneğin, Özgürlük Rotası seçmenlerinin yüzde 48,2’si ve KKE (Komünist Parti) seçmenlerinin yüzde 41,7’si, Türkiye ile olası bir gerilimden kaçınmak için Ankara’nın tepkilerinin göz önüne alınması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, bu verilerin parti tabanlarının ideolojik duruşlarıyla birebir örtüştüğüne dikkat çekiyor. Sadece dış politika değil, bölgesel enerji krizleri ve küresel gelişmeler de ülkelerin iç dinamiklerini doğrudan etkiliyor. Enerji hatları ve olası kriz senaryoları hakkında derinlemesine bir bakış için elektrikleri yapay zeka mı kesecek? Uzmanların korktuğu asıl senaryo başka yazısına göz atılabilir.
GKRY ile Elektrik Bağlantısı ve Deniz Parkları Planı
Ankette Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında planlanan elektrik bağlantısı projesi ile Ege’deki deniz parkı planları da soruldu. Türkiye’nin açık ve net itirazlarına rağmen, Yunan halkının çoğunluğu bu projelerin askıya alınmaması gerektiği düşüncesinde.
Katılımcıların yüzde 59,3‘lük kesimi, Ankara’nın tüm uyarılarına rağmen söz konusu projelerin planlandığı takvime uygun şekilde ilerlemesi gerektiğini belirtti. Bu grubun yüzde 36,2’si sürece “kesinlikle” destek verirken, yüzde 23,1’i “muhtemelen” desteklediğini kaydetti. Türkiye’ye karşı daha uzlaşmacı bir diplomatik dil ve yumuşama talep edenlerin oranı ise yüzde 30,6’da kaldı. Araştırma, Yunan kamuoyunun Doğu Akdeniz’deki iddialı adımlardan geri adım atılmasına sıcak bakmadığını net bir şekilde gözler önüne serdi.



