⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 351
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 12:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Anayasa Mahkemesi, arabuluculuk sürecindeki form hataları gerekçe gösterilerek reddedilen işe iade davalarının “mahkemeye erişim hakkını” ihlal ettiğine hükmetti.
- Yüksek Mahkeme, mahkemelerin aşırı katı ve şekilci tutumunun, tarafların gerçek iradesinin ve müzakerelerin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.
- Bu karar, benzer durumdaki binlerce işçi için emsal teşkil ederek, usul hataları nedeniyle mağduriyet yaşayanların hak arama yollarını yeniden açtı.
Türkiye’de iş hukuku alanında uzun süredir tartışılan “şekilci yaklaşım” sorunu, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği tarihi bir kararla yeni bir boyut kazandı. Yüksek Mahkeme, işe iade davalarında arabuluculuk süreçlerinde yaşanan küçük eksikliklerin, dava açma hakkını engellemek için bir gerekçe olarak kullanılamayacağına hükmetti.
“Şekilcilik, Adalete Erişim Hakkını Engelliyor”
Hukuki süreç, İzmir’de bir özel güvenlik şirketinde çalışan U.Ö.’nün iş akdinin feshedilmesiyle başladı. İlk derece mahkemesi, feshin geçersizliğine karar vererek işçinin lehine hüküm kurmuştu. Ancak istinaf mahkemesi, arabuluculuk başvuru formundaki “işe iade” kutucuğunun işaretlenmemiş olması ve tutanaklardaki ifadelerin teknik olarak tam kapsayıcı bulunmaması nedeniyle davayı usulden reddetti. AYM, bu kararın “aşırı şekilci” olduğunu ve bireyin adil yargılanma hakkını zedelediğini belirtti.
Gündemdeki diğer önemli hukuk ve asayiş gelişmelerini takip etmek isterseniz; Konya’daki gizli kamera skandalında Yargıtay’dan gelen tartışmalı karar gibi emsal niteliğindeki dosyalar, hukuk sistemimizin geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
Arabuluculuk Tutanağının İçeriği Esas Alınmalı
Anayasa Mahkemesi, gerekçeli kararında tarafların arabuluculuk sürecinde işe iade konusunu fiilen görüştüklerinin tutanakla sabit olduğunu hatırlattı. Yüksek Mahkeme’ye göre, önemli olan form üzerindeki işaretlemeler değil, tarafların arabulucu huzurunda neyi müzakere ettiğidir. Mahkemelerin, formel prosedürleri, hak arama özgürlüğünün önüne bir “engel” olarak koyması, Anayasa’nın 36. maddesine aykırılık teşkil ediyor.
İşçiler İçin Yeni Bir Dönem
Bu karar, sadece U.Ö. için değil, benzer şekilde usul hataları nedeniyle mağdur olan binlerce işçi için de umut oldu. Hukuk çevreleri, bu içtihadın mahkemelerin dava şartı yorumlarını esneteceğini öngörüyor. Son günlerde ülkemizde yaşanan yoğun gündem içerisinde, toplumun güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı yürütülen İstanbul’daki büyük narko-operasyon gibi adli süreçler kadar, işçinin emeğini koruyan bu tip hak odaklı kararlar da büyük önem taşıyor.
Bireysel başvuru hakkının etkin kullanımı, yargı sistemindeki katı bürokratik engellerin aşılmasında kritik bir rol oynamaya devam ediyor. AYM’nin bu kararı, yargının “usul ekonomisi” yerine “adalet” ilkesine odaklanması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.



