⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 11:19
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’nda İsrail’in Gazze’deki insanlık dramını ve süregelen soykırımı dünya liderlerinin gündemine taşıyor.
- Geçmişten bugüne Filistin davasını savunan Erdoğan, iki devletli çözümün küresel barış için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak uluslararası toplumu somut adımlar atmaya davet ediyor.
- Gazze’deki insani krizin derinleştiğine dikkat çeken Türkiye, BM ve Güvenlik Konseyi’nin yaptırım gücünü sorgulayarak kalıcı huzur için vicdani sorumluluk çağrısını yineliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya diplomasisinin kalbinin attığı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda bir kez daha Filistin’in sesi olmaya hazırlanıyor. Başbakanlık döneminden bu yana katıldığı tüm uluslararası platformlarda İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırılarına karşı net bir duruş sergileyen Erdoğan, bu yılki oturumlarda da Gazze’deki insani krizin boyutlarını ve çözüm yollarını küresel liderlerin dikkatine sunacak.
Diplomasi Trafiği New York’ta Hız Kazandı
New York’taki temasları kapsamında yoğun bir diplomasi trafiği yürüten Erdoğan, Başkan Erdoğan’ın mesajları New York’un kalbi Times Meydanı’nda! yankılanırken, BM kürsüsünden vereceği mesajlar merakla bekleniyor. Erdoğan, özellikle 2007 yılından bu yana katıldığı genel kurullarda Orta Doğu’daki istikrarsızlığın temel kaynağı olarak Filistin meselesini işaret etmişti.
Cumhurbaşkanı, Filistin sorununun sadece bölgesel bir çatışma değil, küresel güvenlik ve huzurun anahtarı olduğunu her fırsatta yineliyor. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, toprak bütünlüğüne sahip bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının barış için şart olduğunu belirten Erdoğan, taraflara ve uluslararası kurumlara sorumluluklarını hatırlatıyor.
İnsani Dram ve Vicdani Sorumluluk
Gazze’deki sivillerin çadırlarda yaşam mücadelesi verdiğini, temel ihtiyaç maddelerine dahi erişemediğini dile getiren Erdoğan, uluslararası toplumun sessizliğini sert bir dille eleştiriyor. Türkiye’nin her zaman Filistin halkının yanında yer aldığını belirten Erdoğan, “Gazze’deki insanlık dramının sona erdirilerek kalıcı huzur ortamının tesisi, insani ve vicdani sorumluluğumuzdur,” ifadeleriyle dünya kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyor.
Öte yandan, gündemin yoğunluğu arasında farklı gelişmeler de dikkat çekiyor. Sermaye piyasalarında büyük operasyon haberleri ve teknoloji dünyasındaki gelişmeler gibi Türkiye’nin iç ve dış gündemi eş zamanlı olarak takip ediliyor. Ancak Erdoğan’ın BM’deki ana gündem maddesi, Gazze’deki soykırımın durdurulması ve bölgeye insani yardımların kesintisiz ulaşması olacak.
BM Güvenlik Konseyi’ne Sert Eleştiri
Erdoğan, geçmiş konuşmalarında BM’nin ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin yaptırım gücünü sık sık sorgulamıştı. “Gazze için verilen sözler tutulmadı” diyerek uluslararası adaletin eksikliğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı, adil ve eşit bir dünya düzeni kurulmadan kalıcı barışın mümkün olmayacağını savunuyor. Türkiye, önümüzdeki süreçte de barış sürecinin canlandırılması için her türlü diplomatik desteği vermeye hazır olduğunu vurguluyor.
Erdoğan’ın New York temasları, Türkiye’nin küresel siyasetteki ağırlığını bir kez daha ortaya koyarken, Filistin meselesinin çözümünde Türkiye’nin “oyun kurucu” rolünü pekiştirmesi bekleniyor.



