⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 333
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 16:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, başkent Tahran’da düzenlenen bir programda ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik sert açıklamalarda bulundu.
- Kalibaf, ülkesinin hibrit ekonomik, askeri ve diplomatik savaşta asla teslim olmayacağını, köklü bir medeniyet ve ulusal direnişle karşı karşıya olduklarını belirtti.
- Diplomasinin teslimiyet anlamına gelmediğini savunan Tahran yönetimi, füze kapasitelerindeki gelişmelere dikkat çekerek her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduklarını ifade etti.
Tahran, İran – Küresel siyasetin en sıcak hatlarından biri olan Tahran-Washington hattında tansiyon bir kez daha yükseldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, başkent Tahran’da İran-Irak Savaşı gazileriyle bir araya geldiği etkinlikte yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump’ı doğrudan hedef aldı. Kalibaf, ülkesinin askeri, ekonomik ve diplomatik alanda yürütülen hibrit savaşlara boyun eğmeyeceğinin altını çizdi.
Dünya siyasetini derinden sarsan bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerde yeni bir dönemin eşiğinde olduğumuzu gösterirken, küresel diplomasi trafiği de hız kazandı. Nitekim benzer şekilde Xi Jinping’in ABD Ziyareti Küresel Dengeleri Nasıl Değiştirecek? sorusu uluslararası kamuoyunda sıklıkla tartışılmaya devam ediyor.
“Köklü Bir Medeniyetle Karşı Karşıyasınız”
Konuşmasında 1980-1988 yıllarındaki İran-Irak Savaşı ile günümüzdeki jeopolitik mücadeleyi kıyaslayan Meclis Başkanı Kalibaf, geçmişte dikenli tel bile bulamadıklarını ancak bugün füze teknolojisinde istedikleri noktayı hedef alabilecek kapasiteye ulaştıklarını belirtti. Trump’ın politikalarına sert tepki gösteren Kalibaf, “Trump, köklü bir medeniyetle, ulusal ve dini bir direnişle karşı karşıya. O, gücünü İran halkına ve silahlı kuvvetlerine dayatamayacağını çok iyi bilmeli” ifadelerini kullandı.
Diplomasi ve Mücadele Vurgusu
Ülke içindeki bazı kesimlerin ABD ile müzakerelere karşı çıkmasını da değerlendiren Kalibaf, diplomasinin kesinlikle bir teslimiyet anlamına gelmediğini vurguladı. Mücadelenin sadece cephede değil, aynı zamanda masada da sürdürülmesi gerektiğini belirten yetkili, sahadaki askeri ve stratejik gücün siyasi kazanıma dönüştürülmesinin şart olduğunu dile getirdi. Bu kritik süreçte dünyadaki diğer siyasi liderlerin hamleleri de yakından izleniyor. Örneğin Avrupa cephesinde yaşanan diplomatik temaslar ve liderler arası ikili ilişkiler dikkat çekerken, geçmişteki Macron ve Trump’tan samimi poz gibi anlar dahi uluslararası basının manşetlerini süslemekteydi.
İran’ın askeri kapasitesine ve nükleer müzakerelere dair artan bu söylemler, yakın gelecekte Orta Doğu’daki dengelerin nasıl şekilleneceğine dair ipuçları veriyor. Tahran yönetiminin kararlı duruşu, Washington’un izleyeceği yeni stratejik adımlarla doğrudan test edilecek gibi görünmektedir.



