⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 350
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 10:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yurt dışı kaynaklı müşteri verileriyle yürütülen organize bir foreks dolandırıcılığı şebekesini soruşturma altına aldı.
- İfadelere göre, şebeke bünyesinde Türkçe konuşmak yasaklanmış, çalışanlar hedef ülkelerin dillerinde manipülasyon yapmak üzere organize edilmiştir.
- Mağdurların paraları kripto cüzdanlar üzerinden aklanırken, 200 bin avroluk vurgun gibi somut olaylar soruşturma dosyasına girdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı operasyon, uluslararası bir foreks dolandırıcılığı ağının çalışma yöntemlerini gün yüzüne çıkardı. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifade veren çalışanların 30 sayfalık beyanları, şebekenin kurumsal bir yapı altında nasıl bir “dolandırıcılık makinesi” gibi işlediğini gözler önüne seriyor.
“Türkçe Konuşmak Yasak”: Şebekenin Katı Kuralları
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, şebeke yöneticileri tarafından kurulan çağrı merkezlerinde son derece katı bir disiplin uygulanıyordu. İfadelerde, mutfak alanı dışında personelin Türkçe konuşmasının kesinlikle yasak olduğu belirtiliyor. Bu durum, şebekenin sadece belirli ülkeleri hedef alan, o ülkenin diline ve kültürüne hakim personellerle kurulan bir manipülasyon ağı olduğunu kanıtlıyor. Tıpkı daha önce fon soruşturmasında yeni dalga operasyonlarında olduğu gibi, burada da finansal bir suç örgütünün profesyonelce gizlendiği görülüyor.
Manipülasyon ve Kripto Para Trafiği
Çalışanların ifadeleri, sistemin sadece bir çağrı merkezi olmadığını, aynı zamanda bir kara para aklama merkezi olduğunu ortaya koyuyor. Müşterilerin, Ukrayna’dan temin edildiği iddia edilen verilerle hedef alındığı, sisteme dahil edilen kişilere sahte kazançlar gösterilerek daha fazla para yatırmalarının sağlandığı belirtiliyor. Yatırılan paralar ise izi sürülmesi güç olan kripto cüzdanlar aracılığıyla sisteme dahil ediliyor. Bu yöntem, adli bilişim uzmanlarının üzerinde çalıştığı en kritik konulardan biri haline geldi.
200 Bin Avroluk Vurgunun Detayları
Dosyaya giren bir diğer çarpıcı detay ise, mağdur Arif Yaman’ın yaşadığı 200 bin avroluk kayıp. İfadelerde, mağdurun parasını çekmek istediği anda şebeke çalışanlarının kasıtlı olarak hatalı işlemler yaptırarak hesabı sıfırladığı kaydedildi. Finansal okuryazarlığın öneminin bir kez daha anlaşıldığı bu olay, dijital dünyadaki riskleri de beraberinde getiriyor. Tıpkı teknolojinin yanlış kullanımıyla karşılaşılan telefonlardaki performans sorunları gibi, finansal sistemlerdeki güvenlik açıkları da geri dönülemez zararlara yol açabiliyor.
Şu aşamada savcılık, şebekenin üst düzey yöneticilerine ve para trafiğini yöneten kripto ağlarına odaklanmış durumda. İfadeler, şebekenin sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp küresel çapta bir ağ kurduğunu doğruluyor.



