⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 370
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 10:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kanada’nın British Columbia eyaleti, sekiz kişinin ölümüyle sonuçlanan okul saldırısı nedeniyle OpenAI şirketine tazminat davası açtı.
- Saldırganın ChatGPT üzerindeki şiddet içerikli etkileşimlerinin OpenAI güvenlik ekiplerince önceden tespit edildiği ancak yetkili makamlarla paylaşılmadığı ortaya çıktı.
- Eyalet yönetimi ve mağdur aileler, şirketin şeffaflık sağlamasını ve tazminat ödemesini talep ederken, OpenAI sohbet kayıtlarını açıklamayı reddediyor.
Kanada, geçtiğimiz şubat ayında 18 yaşındaki Jessie Van Rootselaar tarafından gerçekleştirilen ve altısı çocuk toplam sekiz kişinin hayatını kaybettiği korkunç okul katliamının yankılarıyla sarsılmaya devam ediyor. Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte, teknoloji dünyasının devi OpenAI, merkezine oturduğu büyük bir skandalla karşı karşıya. British Columbia eyaleti, şirketin saldırganın şiddet eğilimini önceden bilmesine rağmen kolluk kuvvetlerini bilgilendirmediği gerekçesiyle resmi dava sürecini başlattı.
Güvenlik İhmali mi, Gizlilik Politikası mı?
Soruşturma derinleştikçe, saldırganın saldırıdan aylar önce ChatGPT üzerinden gerçekleştirdiği etkileşimlerin OpenAI’nın güvenlik filtrelerine takıldığı anlaşıldı. Şirketin güvenlik ekibi tarafından “şiddet içeren” olarak işaretlenen bu sohbetlerin, neden emniyet birimleriyle paylaşılmadığı ise davanın ana tartışma konusunu oluşturuyor. Kamuoyu, bu ihmalin önlenebilir bir trajediye yol açtığını savunurken, şirket cephesi gizlilik gerekçelerini öne sürerek sohbet kayıtlarını kamuoyu ve yargı ile paylaşmaya yanaşmıyor.
Yaşanan bu gelişmeler, teknoloji devlerinin sorumluluk alanlarını yeniden sorgulatıyor. Tıpkı Manisa’da okul yakınında silah sesleri duyulduğunda toplumda oluşan güvenlik kaygısı gibi, Kanada’daki olay da yapay zeka denetimlerinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Ailelerin Adalet Arayışı ve Eyaletin Talebi
British Columbia Başsavcısı Niki Sharma, dün yaptığı açıklamada, şirketin kurbanların ailelerine ve acılı topluluğa karşı hiçbir yapıcı adım atmadığını belirtti. Sharma, “OpenAI’dan saldırganın sohbet geçmişini talep ettik ancak şirket bunu kesin bir dille reddetti” ifadelerini kullandı. Bu durum, teknoloji şirketlerinin yasal süreçlerdeki “dokunulmazlık” algısını da sarsıyor.
Dava sonucunda elde edilecek olası tazminatın, saldırının gerçekleştiği Tumbler Ridge bölgesindeki ortaokulun yeniden inşası ve kurbanların anısının yaşatılması için kullanılacağı açıklandı. Bu süreç devam ederken, gündemdeki diğer önemli gelişmeler de yakından takip ediliyor; örneğin Rekabet Kurulu’nun Garanti BBVA’ya kestiği rekor ceza, kurumların denetim süreçlerindeki şeffaflık ihtiyacını bir kez daha gündeme taşıdı.
OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, geçtiğimiz nisan ayında yaptığı açıklamada kurbanların ailelerinden özür dileyerek derin üzüntü duyduğunu belirtmişti. Ancak bu özür, ailelerin açtığı bireysel tazminat davalarını ve eyaletin başlattığı hukuk mücadelesini durdurmaya yetmedi. Yapay zeka etiği ve güvenlik protokollerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği bu dava ile bir kez daha tescillenmiş oldu.



