⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 462
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 15:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Çekmeköy’de yaşayan 14 yaşındaki Barış Coşkun, 5 yıl önce geçirdiği ameliyatın ardından kanser teşhisiyle zorlu bir tedavi sürecine girdi.
- Kendisi de geçmişte aynı hastalıkla mücadele eden annesi Serpil Coşkun’un desteğiyle hastane odasında şiirler yazan Barış, duygularını “Sabır Çiçeği” adlı kitapta birleştirdi.
- Sağlık eğitimine devam edip doktor olmayı hedefleyen genç yazar, bu anlamlı eserle kendisiyle aynı süreci yaşayan hastalara umut ışığı olmayı amaçlıyor.
İstanbul Çekmeköy’de yaşayan ve henüz 14 yaşında olmasına rağmen hayatının en büyük sınavını veren Barış Coşkun, kanser tedavisinde yaşadığı zorlu ve duygusal süreci kaleme aldı. Yaklaşık 5 yıl önce geçirdiği bir operasyon sonrasında kanser teşhisi konulan genç Barış, hastane odalarındaki uzun ve yorucu günleri yazarak atlattı. Kendisi de 10 yıl önce aynı amansız hastalıkla mücadele etmiş olan annesi Serpil Coşkun, bu süreçte oğlunu bir an olsun yalnız bırakmayarak en büyük destekçisi oldu.
Hastalık sürecinde içine kapandığı anlarda konuşmak yerine yazmayı tercih eden Barış, hastane koridorlarının ve beyaz önlüklü doktorların dünyasını mısralara döktü. Annesi ve babasının yardımıyla bu eserleri bir araya getiren genç yetenek, “Sabır Çiçeği” adını verdiği şiir kitabını okurlarla buluşturdu. Hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu hastane köşelerinde öğrendiğini belirten Coşkun, edebiyatın kendisi için en güçlü iyileşme aracı olduğunu vurguladı.
“Yazarak Daha Çok İyileştiğimi Fark Ettim”
Şiir yazma tutkusunun ailesinden, özellikle de annesinden geldiğini belirten Barış Coşkun, tedavi dönemindeki hislerini şu sözlerle paylaştı: “Kendimi yalnız hissettiğimde kalem ve kitap bana yoldaş oldu. Aslında kendimi yazarak daha çok iyileştiğimi fark ettim. Ailemle beraber şiirleri derleyip ‘Sabır Çiçeği’ adında bir kitap oluşturduk. Yaşadıklarımı ve içimdeki umudu bu şekilde aktardım.”
Anne Serpil Coşkun ise oğlunun yaşadığı bu zorlu yolculuğu anlatırken duygusal anlar yaşadı. Sürecin basit bir rahatsızlık şüphesiyle başlayıp patoloji sonuçlarıyla bambaşka bir boyuta evrildiğini belirten anne Coşkun, “Barış çok sayıda ameliyat geçirdi ve uzun süre hastanede yatması gerekiyordu. Bu süreçte yazdıklarını görünce ‘Neden bunu bir kitaba dönüştürmeyelim’ dedik. Amacımız, bizimle aynı yollardan geçen insanlara örnek olmak ve onlara bir umut ışığı yakmaktı” dedi.
Şiirlerden Doğan Umut: Geleceğin Doktoru
Hastane atmosferini ve yaşadığı derin duyguları kaleme aldığı dizelerinde Barış Coşkun, hayatın kırılganlığını şu etkileyici ifadelerle dile getirdi: “Uzayıp gider o soğuk beyaz koridorlar, zamanın durduğu, saatlerin sustuğu yerdir. İnsan burada öğrenir hece hece her şeyi, hayatın pamuk ipliğine bağlı olduğunu derinden.” Bu güçlü mısralar, sadece bir çocuğun değil, hayatı erken yaşta omuzlamak zorunda kalan bir savaşçının sesi oldu.
Öte yandan, gündemde yer alan yapay zeka gelişmeleri ve teknolojik yenilikler toplumun farklı kesimlerinde ilgiyle takip edilirken, insan hikayelerinin iyileştirici gücü her zaman en çok dokunan konuların başında geliyor. Tıpkı toplumun farklı alanlarındaki gelişmeleri takip eden gençlik programı duyuruları gibi, gençlerin hayatına dokunan bu tür ilham verici projeler de topluma umut aşılamaya devam ediyor.
Sağlık alanındaki eğitimine kararlılıkla devam eden Barış Coşkun, gelecekte bir tıp doktoru olmayı ve kendisiyle aynı kaderi paylaşan kanser hastalarına hem tıbbi hem de manevi anlamda şifa dağıtmayı hedefliyor.



