⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 11:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Makine imalat sanayisi, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde serbest bölgeler dahil toplam 18,8 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaştı.
- Miktar bazında %6,8’lik bir gerileme yaşanmasına rağmen, birim fiyatlarındaki artış sayesinde değer bazında %1’lik büyüme kaydedildi.
- En büyük pazar Almanya olurken, ABD’ye yapılan ihracatta %29,4 oranında dikkat çekici bir yükseliş gözlendi.
Türkiye ekonomisinin lokomotif güçlerinden biri olan makine imalat sanayisi, küresel piyasalardaki zorlu koşullara rağmen yılın ilk sekiz ayında önemli bir direnç gösterdi. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan verilere göre, sektörün ocak-ağustos dönemindeki toplam konsolide ihracatı 18,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Küresel Rekabette Birim Fiyat Avantajı
Sektör, dünya genelindeki talep daralmaları nedeniyle miktar bazında %6,8’lik bir düşüş yaşasa da, ürünlerin birim fiyatlarında sağlanan nitelikli yükseliş, toplam değer bazında %1’lik bir artışı beraberinde getirdi. Bu durum, Türk makine sektörünün katma değerli üretime odaklandığının ve küresel pazarlarda fiyat rekabetinden ziyade kalite rekabetine yöneldiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Sektörün bu dönüşümü, yenilenebilir enerjide büyük kriz gibi küresel enerji maliyetlerinin yarattığı baskıların gölgesinde bile sürdürülebilir bir ihracat performansı sergilediğini kanıtlıyor.
Pazarlarda Yeni Dengeler: ABD Yükselişte
İhracat verileri, geleneksel pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda da dengelerin değiştiğini gösteriyor. Yılın sekiz ayında 2,2 milyar dolarla en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu pazardaki artış %7,8 seviyesinde gerçekleşti. ABD ise 1,6 milyar dolarlık ihracat hacmi ve %29,4’lük çarpıcı artış oranıyla sektörün en hızlı büyüyen rotalarından biri oldu. Mısır, Hollanda, Ukrayna ve Kazakistan’da çift haneli büyüme oranları yakalanırken, Irak ve Rusya gibi pazarlarda %30’un üzerinde daralmalar yaşandı.
Stratejik Dönüşüm İçin “Makine Sanayi Strateji Başkanlığı” Talebi
Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, sektörün önündeki engelleri aşmak için yapısal reformların şart olduğunu vurguladı. Yılmaz, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatları üzerindeki etkisi ve Avrupa’nın ekonomik baskılarının sektörün küresel rekabet gücünü zorladığını belirtti. Sektörün, Türkiye’den New York’ta COP31 çıkarması ile ortaya koyduğu iklim vizyonuna paralel olarak, yeşil dönüşüm ve teknolojik kapasite artışına odaklanması gerektiğinin altını çizdi.
Yılmaz, “Kamu kurumlarımızın mevcut birikimini tek bir merkezde birleştirecek bir ‘Makine Sanayi Strateji Başkanlığı’ oluşturulmasını bir gereklilik olarak görüyoruz,” ifadelerini kullanarak, teşvik mekanizmalarının net karlılık yerine katma değer ve döviz getirisi kriterlerine göre revize edilmesi gerektiğini savundu. Savunma sanayisindeki başarının raylı sistemler, enerji ekipmanları ve sağlık teknolojileri gibi alanlara yayılması, Türkiye’nin küresel makine pazarındaki payını kalıcı olarak artıracaktır.



