⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 353
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 14:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, megakentin tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra güçlü bir tarımsal üretim potansiyeline de sahip olduğunu açıkladı.
- Kent genelindeki 743 bin dekardan fazla işlenen tarım alanının yüzde 82’si Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı bulunurken, üretimlerin yüzde 90’ına yakını planlı bir şekilde yürütülüyor.
- 2026 yılı tarımsal verilerine göre, stratejik ürünlerden buğdayda yüzde 20-25, arpada ise yüzde 25-30 oranında rekolte artışı bekleniyor.
Dünyanın en büyük metropolleri arasında yer alan İstanbul, sanayi ve ticaretin yanı sıra tarımsal üretimiyle de ekonomiye katma değer sağlamaya devam ediyor. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, megakentin sahip olduğu coğrafi ve stratejik avantajlarla birlikte tarımda da iddialı bir konuma ulaştığını belirtti.
Megakentte Kıymetli Tarım Alanları Korunuyor
Yüksek nüfusu ve yapılaşma baskısına rağmen İstanbul coğrafyasının yüzde 14’ünün tarım alanı olduğuna dikkat çeken yetkililer, bu alanlarda oldukça verimli ve kıymetli bir üretim gerçekleştirildiğini ifade ediyor. Özellikle Silivri, Çatalca, Arnavutköy, Şile, Beykoz, Pendik, Sarıyer ve Büyükçekmece ilçeleri aktif tarımsal faaliyetlerin merkezi konumunda bulunuyor. Ülke genelinde uygulanan üretim planlaması, İstanbul’daki çiftçiler tarafından da büyük bir titizlikle takip ediliyor.
Ekonomik istikrar ve tarımsal kalkınma hamleleri sadece bitkisel üretimle sınırlı kalmıyor. Ülke genelinde fon yatırımları ve finansal enstrümanlar yakından takip edilirken, yatırımcılar ve üreticiler dondurulan fonlar için varlık havuzu formülü gibi gelişmeleri de yakından izliyor. Benzer şekilde, tarım sektöründeki üreticiler de tıpkı fındık üreticisinden tarihi karar hamlelerinde olduğu gibi üretim süreçlerinde daha bilinçli ve korumacı bir yapıya evriliyor.
Stratejik Ürünlerde Yüksek Rekolte Beklentisi
İstanbul’da buğday, arpa, ayçiçeği, kanola, kuru fasulye ve nohut olmak üzere 6 stratejik ürün üretim planlamasına dahil edilmiş durumda. Geride bıraktığımız sezonda tamamlanan buğday hasadında, geçen yıla oranla yüzde 20 ila yüzde 25 daha yüksek bir rekolte elde edildi. Benzer bir artış trendi arpa üretiminde de göze çarpıyor; arpada yüzde 25 ile yüzde 30 arasında bir verim artışı öngörülüyor. Ayrıca ayçiçeği tarımında da 210 bin dekarı aşkın alanda yüz güldüren sonuçlar alınıyor.
Kentteki yaklaşık 6 bin kayıtlı çiftçi, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) güvencesiyle üretim yapmayı sürdürüyor. İşlenen tarım arazilerinin yüzde 82’lik kısmının sisteme kayıtlı olması, tarımsal desteklerin ve denetimlerin etkinliğini artırıyor. Sadece karada değil, Karadeniz ve Marmara Denizi’ne kıyısı olan 600 kilometreden uzun sahil şeridinde balıkçılık ve su ürünleri avcılığı faaliyetleri de megakentin ekonomik portföyünü güçlendiriyor.



