⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 22.09.2026 10:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kanada’nın British Columbia eyaletinde gerçekleşen ve 9 kişinin hayatını kaybettiği okul saldırısının ardından, eyalet yönetimi OpenAI’a dava açtı.
- Eyalet Başsavcısı, saldırganın ChatGPT ile yaptığı yazışmaların potansiyel tehlike arz ettiğini ancak OpenAI’ın bunları yetkililerle paylaşmadığını öne sürdü.
- OpenAI CEO’su Sam Altman daha önce konuyla ilgili özür dilemiş olsa da, eyalet yönetimi toplumun yeniden inşası ve yeni okul maliyetleri için tazminat talep ediyor.
Kanada, tarihinin en büyük trajedilerinden birini yaşarken, teknoloji dünyasının dev ismi OpenAI, hukuksal bir krizin merkezine yerleşti. British Columbia eyaletine bağlı Tumbler Ridge bölgesindeki bir okulda 11 Şubat tarihinde meydana gelen ve 9 kişinin ölümü, 27 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı, yapay zeka güvenliği tartışmalarını küresel bir boyuta taşıdı.
Yapay Zeka Güvenliği Sorgulanıyor: “Güvenli Olmayan Tasarım” İddiası
Eyalet Başsavcısı Niki Sharma, düzenlediği basın toplantısında OpenAI’ı sert bir dille eleştirdi. California’da açılan dava dosyasında, şirketin “güvenli olmayan bir ürün tasarladığı” vurgulandı. Saldırgan 18 yaşındaki Jesse Van Rootselaar’ın, saldırı öncesinde ChatGPT ile gerçekleştirdiği görüşmelerin, şirket içinde bir “kırmızı bayrak” (acil inceleme sinyali) oluşturacak kadar endişe verici olduğu belirtiliyor. Ancak şirket, bu verileri Kanada polisiyle paylaşmayarak önleyici bir müdahalenin önünü tıkamakla suçlanıyor.
Benzer trajediler, toplumun güvenlik algısını derinden sarsıyor. Daha önce yaşanan Manisa’da okul önünde silahlı dehşet gibi olaylar, güvenlik önlemlerinin sadece fiziksel değil, dijital dünyada da alınması gerektiğini kanıtlıyor.
İdari ve Mali Yükümlülükler
Dava sadece etik sorumluluğu değil, aynı zamanda ciddi bir tazminat talebini de içeriyor. Eyalet yönetimi, saldırının ardından toplumun travmasını iyileştirmek için yapılan harcamaların ve yıkılan okulun yerine inşa edilecek yeni binanın maliyetinin OpenAI tarafından karşılanmasını istiyor. Başsavcı Sharma, eyaletin sohbet kayıtlarını talep etmesine rağmen OpenAI’ın bu verileri paylaşmayı reddettiğini belirterek, şirketin şeffaflık noktasında sınıfta kaldığını ifade etti.
Dünya genelinde teknoloji şirketlerinin verileri kullanımı ve güvenliği, tıpkı AMD gibi dev şirketlerin piyasa başarısı kadar yakından takip ediliyor. Ancak burada konu, teknolojik büyümeden ziyade insan hayatı ve yapay zekanın potansiyel riskleri haline gelmiş durumda.
Geçmişten Günümüze Okul Saldırıları
Yaşanan bu acı olay, 1989’da Montreal’deki “L’Ecole Polytechnique” saldırısından sonra ülke tarihindeki en ölümcül ikinci okul saldırısı olarak kayıtlara geçti. Teknoloji dünyasının liderlerinden Sam Altman, nisan ayında yaptığı bir açıklamada, yazışmaların polise zamanında iletilmemesi nedeniyle özür dilemişti. Ancak bu özür, eyalet yönetimi için hukuki süreci durdurmaya yetmedi.
Öte yandan, toplumun güvenlik endişeleri devam ederken, Manisa Turgutlu’da okul önünde yaşanan silahlı dehşet örneği gibi olayların, yapay zeka destekli denetim mekanizmalarıyla önlenip önlenemeyeceği konusu tartışılmaya devam ediyor.



