⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 446
🕐 Son Güncelleme: 23.09.2026 14:40
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki bir aquaparkta 31 Temmuz’da su kaydırağından düşerek hayatını kaybeden inşaat işçisi Mehmet Keleş’in ölümüne ilişkin davada yeni bir bilirkişi raporu hazırlandı.
- İlk raporda şüphelilerin kusursuz olduğu belirtilirken, mahkemenin kararı kaldırması sonrası hazırlanan 3 kişilik yeni raporda işletme sahibi ve kaydırak görevlisi “tali kusurlu” bulundu.
- Ailenin avukatı, raporun eksik incelemeye dayandığını belirterek itiraz edeceklerini açıkladı.
Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde geçen yıl temmuz ayında yaşanan ve inşaat işçisi Mehmet Keleş‘in hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajik olayda yargı süreci yeni bir boyut kazandı. 31 Temmuz tarihinde 2 kardeşi ve 2 kuzeniyle birlikte aquaparka giden evli ve 1 çocuk babası Keleş, su kaydırağından kaydığı sırada arkasından gelen ağabeyinin çarpmasıyla dengesini yitirmiş ve 9 metre yükseklikten beton zemine düşerek can vermişti.
Olayın ardından başlatılan soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk aşamada şüpheliler hakkında takipsizlik kararı vermişti. Ancak ailenin avukatı aracılığıyla yaptığı itirazı değerlendiren Ankara 12’nci Sulh Ceza Hakimliği, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için etkin bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak işletme sahibi ve kaydırak sorumlusu hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığı kararını kaldırmıştı.
Yeni Bilirkişi Raporu Eksikleri Ortaya Koydu
Dosyanın yeniden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesinin ardından alanında uzman 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirildi. Hazırlanan kapsamlı raporda, kazanın meydana geldiği aquaparkın teknik ve idari açıdan ciddi yetersizlikleri olduğu gözler önüne serildi.
Raporda, kazaya sebep olan kaydırağın kör nokta oluşturan karmaşık bir mimari tasarıma sahip olduğu vurgulandı. Ayrıca işletmede TS EN 1069 standartlarının zorunlu kıldığı elektronik sinyalizasyon, turnike veya kamera takip sisteminin bulunmadığı tespit edildi. Su akış debisinin kesintisiz kaymayı sağlayacak şekilde denetlenmediği, kaydırağın altında ise düşmeyi engelleyecek güvenlik ağı ve darbe emici zemin kaplamasının yer almadığı raporda net bir şekilde ifade edildi. Tüm bu teknik eksiklikler kazanın asli unsurları arasında gösterilirken, işletme sahibi İ.Ö. ile kaydırak görevlisi B.H.G. olayda tali kusurlu bulundu.
Avukattan “Eksik İnceleme” İtirazı
Ortaya çıkan yeni raporun ardından konuşan maktulün avukatı Handan Sayan Özgül, raporda her ne kadar tali kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da kararın eksik incelemeye dayandığını savundu. Avukat Özgül, tanık beyanları tam olarak dinlenmeden ve olayın oluş şekli tüm delillerle birlikte ele alınmadan hazırlanan bu raporun denetime elverişli olmadığını belirterek yeni bir bilirkişi heyeti talep edeceklerini duyurdu. Günlük hayatımızda karşılaştığımız ihmaller ve dijital dünyadaki dolandırıcılık vakaları gibi toplumsal riskler tıpkı e-ticarette iban ve sahte bağlantı tuzağına dikkat edilmesi gerektiği gibi, fiziksel alanlardaki güvenlik açıklarının da insan hayatına mâl olabildiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Öte yandan uzmanlar, bu tarz toplumsal olayların yanı sıra teknolojik ve finansal gelişmelerin de yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor; nitekim ekonomik dengeler ve piyasa hareketlilikleri tıpkı TMO’dan çiftçilere 3,6 milyar liralık dev ödeme haberlerinde olduğu gibi vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.
Adli makamların önümüzdeki günlerde tanık ifadelerini tamamlayarak dosyayı yeniden ele alması ve kusur dağılımını kesin olarak netleştirmesi bekleniyor.



