⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 24.09.2026 02:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, daha önce 100’den fazla şirketine kayyım atanan Can Holding, 33 şirketini geri alarak yönetimine dahil etti.
- “Suç örgütü kurmak”, “vergi kaçakçılığı” ve “kara para aklama” iddialarıyla başlatılan soruşturmada, grubun üst düzey yöneticileri tutuklanmış ve 121 şirketin mal varlığına el konulmuştu.
- Şirketlerin iade sürecinin ardından Can Holding yöneticileri merkez binada incelemelerde bulunurken, kayyım dönemindeki çalışanların maaşlarının ödendiği bilgisi kamuoyuna yansıdı.
Türkiye gündemini sarsan ve “suç örgütü kurmak”, “nitelikli dolandırıcılık”, “vergi kaçakçılığı” ve “kara para aklama” iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında kritik bir gelişme yaşandı. 100’ün üzerinde şirketine kayyım atanan Can Holding, atılan yeni adımlarla birlikte 33 şirketinin yönetimini yeniden devraldı. Bu gelişme, iş dünyasında ve yargı kulislerinde geniş yankı uyandırdı.
Soruşturmanın Arka Planı ve Tutuklamalar
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan operasyon, holding bünyesindeki çok sayıda ismi hedef almıştı. Jandarma ekipleri tarafından gerçekleştirilen baskınlar sonucunda Devran Çimen, Devran Can, Mehmet Kaya, Kemal Çimen, Cemal Can ve Can Holding Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı M. Kenan Tekdağ gibi isimler gözaltına alınmış ve ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Soruşturma dosyası kapsamında 16 kişi ile 121 şirketin mal varlığına el konulması, ekonomik çevrelerde büyük bir belirsizliğe yol açmıştı. Dünya genelinde teknoloji ve yapay zeka düzenlemeleri gibi küresel gündemler tartışılırken, Türkiye’de yerel şirketlerin yaşadığı bu süreç dikkatle takip ediliyor.
33 Şirkette Yönetim Değişimi
Edinilen bilgilere göre, el konulan ve kayyım yönetimine devredilen şirketlerin 33’ü, alınan yeni bir kararla Can Holding bünyesine geri döndü. İade kararının tebliğ edilmesinin ardından holding yöneticilerinin şirket binalarına gelerek katları gezdiği ve operasyonel süreçleri incelediği iddia edildi. Ayrıca, kayyım yönetimi döneminde işe alınan çalışanların maaşlarının, holding yönetimi tarafından ödendiği öğrenildi. Bu durum, siyasi ve ekonomik gündem içerisinde “normalleşme” adımları olarak yorumlanıyor.
Yargı Süreci ve Gelecek Beklentileri
Kenan Tekdağ, Mehmet Şakir Can ve Murat Can hakkında uygulanan ev hapsi kararları ile birlikte, yargı sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu. Holdingin geri kalan şirketleri üzerindeki kayyım tasarrufunun devam edip etmeyeceği, savcılığın soruşturmayı derinleştirip derinleştirmeyeceğine bağlı olacak. Öte yandan, stratejik ekonomik projeler ile Türkiye-Irak ortaklığı gibi bölgesel kalkınma planlarının konuşulduğu bu dönemde, büyük şirketlere yönelik bu tür operasyonların piyasalara etkisi yakından izleniyor. Can Holding cephesinde yaşanan bu “kısmi iade”, hukuk camiasında savunma stratejilerinin güçlendiği şeklinde yorumlanırken, kamuoyu sürecin nihai sonucuna odaklanmış durumda.



