⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 396
🕐 Son Güncelleme: 23.09.2026 11:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York’ta düzenlenen BM Genel Kurulu’nda Gazze’deki insani krize dikkat çekerek İsrail’e karşı uluslararası baskı çağrısında bulundu.
- Erdoğan, Gazze’yi “dünyanın en büyük çocuk mezarlığı” olarak nitelendirirken, bölgenin yeniden inşası için 71,4 milyar dolarlık devasa bir maliyete ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
- Konuşma sırasında İsrail delegasyonunun salonu terk etmesiyle tırmanan diplomatik gerilim, Türkiye’nin küresel bir aktör olarak mazlumların sesi olma kararlılığını pekiştirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği tarihi konuşmada küresel vicdana hitap etti. Gazze’deki insani dramı ve uluslararası sistemin çifte standardını sert bir dille eleştiren Erdoğan, şair Sezai Karakoç’un “Biz sussak, tarih susmayacak” dizeleriyle dünyaya tarihi bir sorumluluk çağrısında bulundu.
“Haksızlık Karşısında Susmayacağız”
Kürsüden dünyaya seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin mazlumların sesi olmaya devam edeceğini belirtti. Erdoğan, “Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz,” ifadeleriyle dış politikadaki kararlı duruşunu vurguladı. Bu diplomatik süreçte, New York’ta Kritik Zirve: Bakan Fidan’dan 20 Maddelik Barış Planı Mesaisi ile Türkiye’nin çözüm arayışları daha geniş bir diplomatik zemine oturtulmuş oldu.
Dünya Basınında Erdoğan Etkisi
Erdoğan’ın konuşması uluslararası medyada geniş yankı buldu. ABD merkezli The National Herald, Erdoğan’ın Gazze’deki çocuk ampütasyon oranlarına ve bölgeyi “dünyanın en büyük çocuk mezarlığı” olarak nitelendirmesine dikkat çekti. Ayrıca Türkiye’nin, New York’ta Kritik Zirve: Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan Bir Araya Geldi başlığıyla duyurulan bölgesel diplomasi hamleleri, Ankara’nın kriz çözme kapasitesinin bir göstergesi olarak yorumlandı.
Suudi Arabistan merkezli Şarkul Avsat gazetesi ise BM verilerine dayanarak, Gazze’deki yapıların yüzde 84’ünün yıkıldığını ve bölgenin yeniden inşası için 71,4 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu okuyucularına aktardı. Gazete, Erdoğan’ın Filistin devletini tanımayan ülkelere yaptığı çağrının altını çizdi.
Diplomatik Gerilim ve Bölgesel İstikrar
Erdoğan’ın konuşması sadece insani bir çığlık değil, aynı zamanda küresel siyasetin yeniden dizayn edilmesi gerekliliğine dair bir manifesto niteliğindeydi. Al Jazeera’nın aktardığına göre, konuşma esnasında İsrail delegasyonunun salonu terk etmesi, gerilimin ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne serdi. Ancak Türkiye, bu tür tepkilere rağmen Ege ve Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıkların uluslararası hukuk temelinde çözülmesi için bölge ülkelerinin katılımıyla bir konferans düzenlenmesi önerisini yineleyerek barışçıl tutumunu korudu.
Sonuç olarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsünden verdiği mesajlar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte vazgeçilmez bir aktör olduğunu bir kez daha kanıtladı. Türkiye, hem insani yardımlar hem de diplomatik inisiyatiflerle küresel adaletin savunuculuğunu yapmaya devam ediyor.



