⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 379
🕐 Son Güncelleme: 23.09.2026 13:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- OECD, Eylül ayı raporunda Türkiye’nin 2026 ve 2027 yıllarına ait ekonomik büyüme tahminlerini küresel belirsizlikler nedeniyle aşağı yönlü revize etti.
- Türkiye’nin 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,1’den yüzde 2,7’ye çekilirken, enflasyon tahminleri ise 2026 için yüzde 31,5’e yükseltildi.
- Rapor, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerde enflasyonun ılımlı seyriyle birlikte faiz indirim sürecinin devam edebileceğine işaret ediyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Eylül ayı Ekonomik Görünüm raporunu yayımlayarak Türkiye ekonomisine dair projeksiyonlarını güncelledi. Küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmaların ve iç dinamiklerin etkili olduğu raporda, Türkiye için büyüme tahminlerinin düşürülmesi ve enflasyon öngörülerinin yükseltilmesi dikkat çekti.
Büyüme Tahminlerinde Aşağı Yönlü Revizyon
OECD verilerine göre, Türkiye ekonomisinin 2026 yılı büyüme tahmini, Haziran ayında öngörülen yüzde 3,1 seviyesinden yüzde 2,7’ye indirildi. Küresel ekonomide 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 2,9 olarak yukarı yönlü revize edilirken, Türkiye’nin bu genel eğilimin altında kalması dikkat çekici bulundu. Benzer şekilde, 2027 yılı için de Türkiye’nin büyüme tahmini yüzde 3,8’den yüzde 3,6 seviyesine çekildi.
Bu ekonomik tablo, Türkiye’nin dış ticaret dengelerinden iç tüketime kadar birçok alanı yakından ilgilendiriyor. Ülke ekonomisinin bu süreçte nasıl bir yol izleyeceği merak edilirken, Türkiye ve İngiltere arasında dev ticaret anlaşması gibi dış ticaret hamlelerinin büyüme rakamlarını nasıl etkileyeceği ekonomistler tarafından takip ediliyor.
Enflasyon Beklentileri Yükselişte
Raporun en dikkat çekici kısımlarından biri de enflasyon beklentilerindeki artış oldu. OECD, Türkiye’nin 2026 manşet enflasyon tahminini yüzde 28,4’ten yüzde 31,5’e çıkardı. 2027 yılı için ise enflasyon öngörüsü yüzde 18,3’ten yüzde 24,7 seviyesine yükseltildi. Bu durum, fiyat istikrarı noktasında önümüzdeki iki yılın oldukça zorlu geçebileceğini gösteriyor.
Öte yandan, finansal piyasalardaki düzenlemeler ve MASAK’tan para transferlerinde yeni dönem gibi uygulamalar, piyasa güvenini tesis etmek adına yakından izleniyor. Ekonomik istikrarı etkileyen bir diğer önemli gelişme ise, SPK soruşturmasında şok gelişme gibi yasal süreçler olup, yatırımcı iklimini doğrudan etkileyebiliyor.
Faiz Politikalarında Ayrışma
OECD raporu, gelişmekte olan ekonomilerde para politikalarının farklı yönlere evrileceğini öngörüyor. Hindistan’ın enflasyon baskısıyla faiz artırımına gitmesi beklenirken; Türkiye, Brezilya, Endonezya ve Güney Afrika’nın enflasyonun ılımlı seyretmesi koşuluyla faiz indirim sürecini sürdürebileceği tahmin ediliyor. Bu durum, Türkiye’nin mevcut para politikası duruşunun OECD tarafından “uyumlu” bulunduğunu ancak enflasyonist baskıların devam ettiğini ortaya koyuyor.



