⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 515
🕐 Son Güncelleme: 23.09.2026 10:20
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Sosyal medyadaki ucuz estetik reklamlarına aldanarak yurt dışında göz kapağı ameliyatı (blefaroplasti) yaptıran çok sayıda hasta, ciddi komplikasyonlarla karşı karşıya kaldı.
- Dublinli Nikita Morgan ve benzer mağdurlar, ameliyat sonrası gözlerini kapatamama, şiddetli yanma, açık yaralar ve görme kaybı riski gibi kalıcı hasarlar bildirdi.
- Uzman oküloplastik cerrahlar, merdiven altı ve ucuz operasyonların ardından yetersiz bakım nedeniyle kamusal sağlık sistemlerinin üzerindeki yükün arttığını vurguluyor.
Sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte estetik trendleri de hızla yayılmaya devam ediyor. Son dönemde popüler hale gelen ve daha dinamik bir yüz hattı vaat eden göz kapağı ameliyatı (blefaroplasti), ucuz kliniklerde yapıldığında geri dönülemez sağlık sorunlarına yol açıyor. Yurt dışında düşük maliyetlerle bu operasyonu gerçekleştiren yüzlerce kadın, gözlerini kapatamama, kalıcı açık yaralar ve görme kaybı riski gibi korkunç komplikasyonlarla mücadele ediyor.
“Yüzüm Yanıyor Gibiydi ve Yanık Deri Kokusu Vardı”
Bu kabusu bizzat yaşayanlardan biri olan 31 yaşındaki Dublinli Nikita Morgan, yaşadığı dehşeti uluslararası basına anlattı. Sosyal medyada gördüğü cazip videoların ardından üst göz kapağı ameliyatı olmaya karar veren Morgan, ülkesinde 4.000 euroyu aşan maliyetler nedeniyle alternatif arayışına girdi. TikTok üzerinden ulaştığı ve Almanya’nın Düsseldorf kentinde faaliyet gösteren bir klinikten 750 euroya randevu aldı. Ancak ameliyat masasında lokal anesteziye rağmen dayanılmaz bir acı hissettiğini belirtti.
Morgan, yaşadığı travmayı şu sözlerle aktardı: “Herkes bu işlemin çok kolay olduğunu söylemişti. Ancak operasyon sırasında yüzüm yanıyormuş gibi hissediyordum ve odada korkunç bir yanık deri kokusu vardı. Şok geçiriyordum ama işlemi durduramadım. Bu ameliyatın dudak dolgusu ya da botoks gibi basit bir işlem olduğunu sanmıştım, ne kadar invaziv ve kalıcı olduğunu fark edemedim.”
Konveyör Bant Gibi Çalışan Estetik Klinikleri
Nikita Morgan, Düsseldorf’taki kliniği “sürekli birilerinin girip çıktığı bir konveyör bant” olarak tanımladı. Söz konusu klinik zincirinin, sadece belirli bir dönemde binlerce hastaya bu işlemi uyguladığı biliniyor. Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar ve petrol fiyatlarının düşüşü gibi mali değişimler, bireyleri daha ekonomik yaşam tercihlerine ve dolayısıyla ucuz estetik operasyon arayışlarına yönlendiriyor. Ancak uzmanlar, ucuza kaçılan tıbbi müdahalelerin faturasının çok daha ağır olduğunu vurguluyor.
Nasıl ki otomotiv sektöründe elektrikli arabaların daha dayanıklı olduğu bilimsel verilerle kanıtlanıyorsa, tıp dünyasında da cerrahi işlemlerin başarısı ve güvenilirliği kanıta dayalı tıp verileriyle doğrulanmalıdır. Uzman oküloplastik cerrahlar, merdiven altı veya seri üretim mantığıyla çalışan kliniklerde yapılan hatalı ameliyatların ardından hastaların ciddi revizyon ameliyatlarına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Kapanmayan Gözler ve Sağlık Sistemine Binen Yük
Göz çevresi cerrahisinde uzmanlaşmış doktorlar, özellikle yurt dışındaki ucuz kliniklerde yapılan operasyonlardan sonra kendilerine başvuran hasta sayısında patlama yaşandığını ifade ediyor. En sık karşılaşılan komplikasyon ise göz kapağından gereğinden fazla deri alınması nedeniyle hastaların uyurken bile gözlerini kapatamaması oluyor. Bu durum, göz kuruluğuna, kornea hasarına ve hatta kalıcı görme kaybına zemin hazırlıyor.
Magazin dünyasında uzun yıllar sonra yaşanan nostaljik yüzleşmeler gibi tatlı anıların aksine, estetik mağdurları aynaya her baktıklarında ameliyat masasında verdikleri yanlış kararların acı gerçekleriyle yüzleşiyor. Birçok hasta geceleri gözlerini bantlayarak uyumak zorunda kalırken, bu hatalı ameliyatların düzeltilmesi için kamusal sağlık sistemleri (NHS gibi) üzerinde büyük bir tedavi yükü oluşuyor. Uzmanlar, göz kapağı estetiği yaptırmayı düşünenlerin mutlaka alanında uzman cerrahları tercih etmesi ve ucuz fiyat vaatlerine karşı dikkatli olması gerektiğinin altını çiziyor.



