⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 422
🕐 Son Güncelleme: 24.09.2026 11:37
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, son bir yılın en sıcak dönem olduğunu belirterek iklim değişikliğine karşı acil eylem çağrısı yaptı.
- 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP 31’in, kararların uygulamaya konulduğu bir dönüm noktası olması hedefleniyor.
- İklim hedefleri ile ekonomik kalkınma arasında denge kurulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, adil geçiş sürecinin önemine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı BM İklim Zirvesi‘nde küresel iklim krizinin ulaştığı tehlikeli boyuta dikkat çeken tarihi açıklamalarda bulundu. Son bir yılın kayıtlara geçen en sıcak dönem olduğunu ifade eden Erdoğan, iklim değişikliğinin sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda insani bir felaket riski taşıdığını vurguladı.
İklim Değişikliği ve Acil Eylem Çağrısı
Nepal’de yaşanan sel felaketini örnek gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık kaybedecek vaktimiz kalmadı” diyerek uluslararası topluma somut adımlar atılması çağrısında bulundu. İklim krizinin sınır tanımadığını ve en savunmasız ülkeleri vurduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğini kaydetti.
Dünya genelinde yeşil dönüşüm çalışmaları hız kazanırken, Türkiye de kendi stratejilerini belirlemeye devam ediyor. Özellikle sanayi ve enerji sektörlerinde atılan adımlar, Türkiye Yeşil Taksonomisi ile finans dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu tür düzenlemeler, iklim hedefleriyle uyumlu yatırımları teşvik etmeyi amaçlıyor.
Antalya’da COP 31 Hazırlıkları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan COP 31 zirvesine dair kritik bilgiler paylaştı. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek zirvenin, sadece konuşmaların yapıldığı bir platform değil, kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olacağını belirtti. Erdoğan, “Antalya’da çok daha fazlasını başarmak durumundayız. Sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035’e giden süreçte yeni hedefler belirledik” ifadelerini kullandı.
İklim değişikliğiyle mücadele ederken ekonomik dengelerin gözetilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, refah seviyesini koruyacak adımların her ülkenin kendi imkânlarına göre şekillenmesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşım, dünya genelinde Bakan Şimşek’ten Fon Operasyonu gibi mali disiplin süreçleriyle birleşerek, iklim finansmanının daha verimli yönetilmesine olanak tanıyor.
Adil Geçiş ve Ekonomik Kalkınma
İklim hedefleri ile kalkınma arasında güçlü bir bağ kurulmasının “adil geçiş” için şart olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda öncü bir rol üstleneceğini ifade etti. Küresel ısınmanın etkilerinin azaltılması için teknolojinin ve finansal kaynakların adil bir şekilde dağıtılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, gelişmiş ülkelerin bu süreçte daha fazla sorumluluk alması gerektiğini hatırlattı.
Öte yandan, ulaşım sektöründe de büyük bir değişim yaşanıyor. Yeni Toyota Corolla 2027’de Elektrikli Seçeneğiyle Geliyor gibi teknolojik gelişmeler, bireysel karbon ayak izini azaltma hedeflerine destek veriyor. Türkiye, hem kamusal hem de özel sektördeki bu tür dönüşümleri destekleyerek iklim hedeflerine ulaşmayı planlıyor.



