⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 354
🕐 Son Güncelleme: 24.09.2026 04:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında, Tera Yatırım ve Pusula Portföy yöneticisi 5 isim tutuklandı.
- Savcılığın sevk yazısında ilk kez ‘suç örgütü’ ifadesi yer alırken, Borsa İstanbul’daki hisselerde 100 kata varan yapay fiyat artışları tespit edildi.
- Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte fon krizi AKP kulislerini karıştırdı ve siyasi yankıları da beraberinde getirdi.
İstanbul, Türkiye — Sermaye piyasalarında günlerdir konuşulan ve yankıları durulmayan fon soruşturmasında yargıdan çok sert bir hamle geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış isimlerin de bulunduğu 5 yatırım şirketi yöneticisi, mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasında ilk kez “suç örgütü” kavramına yer verilmesi, finans dünyasında deprem etkisi yarattı.
Tera Yatırım ve Pusula Portföy Yöneticilerine Tutuklama
Yürütülen operasyonlar çerçevesinde; Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin ile birlikte Pusula Portföy yöneticisi Serdar Turhan, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Savcılığın mahkemeye sevk yazısında yer alan tespitler, piyasalardaki manipülasyonun boyutunu gözler önüne serdi.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) raporlarına dayandırılan sevk yazısında, Borsa İstanbul’da işlem gören bazı hisselerde olağan dışı hareketlilik yaşandığı vurgulandı. Kısa süre içinde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışlarının görüldüğü, bu artışların ise fonlar aracılığıyla gerçekleştirilen ciddi alımlarla desteklendiği tespit edildi.
Yapay Fiyat Artışları ve Tabela Şirketler
Savcılık sevk yazısında, fon portföylerinde yapılan işlemlerin olağan piyasa akışıyla bağdaşmadığı net bir şekilde ifade edildi. İşlem yapılan şirketlerin çoğunun hiçbir faaliyeti olmayan “tabela şirket” niteliğinde olduğu ortaya çıktı. Şirketlerin defter değerleri, piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) oranları ve dönemsel kâr açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı, bu yöntemle yapay bir fiyat yükselişi sağlandığı kaydedildi.
Öte yandan, finans sektöründeki bu devasa usulsüzlük iddiaları sadece ekonomi kulisleriyle sınırlı kalmadı. Benzer usulsüzlük iddiaları ve kamu kaynaklarının zarara uğratılmasına yönelik tartışmalar, Kamu İhale Kurumu da usulsüz ihale yapmış! şeklindeki diğer mali skandallarla birlikte kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi.
Savcılıktan Tarihi ‘Örgüt’ Vurgusu
Soruşturma tarihine geçecek en önemli detay ise suçlamaların hukuki nitelendirmesinde yaşandı. Savcılık, şüphelilerin eylemlerinin bireysel birer hata veya manipülasyon olmadığını, organize bir yapı içinde gerçekleştirildiğini belirterek dosyaya ilk kez ‘suç örgütü’ ifadesini ekledi. Yazıda, eylemlerin aynı zamanda “nitelikli dolandırıcılık” ve “piyasa dolandırıcılığı” suçlarını da kapsadığına dikkat çekildi.
Piyasa denetimlerinin sıkılaştırılması beklenirken, adli makamların fonlar üzerindeki incelemeleri çok sayıda hesap ve finansal işlem ekseninde titizlikle sürdürülüyor.



