⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 24.09.2026 14:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 2018 yılında yüksek lisans için Türkiye’ye gelen ve doktora eğitimi sırasında İsrail saldırıları yüzünden Gazze’ye dönemeyen 31 yaşındaki Miktad, 2 yıldır Deniz Feneri Derneği Gazze Proje Koordinatörlüğü görevini yürütüyor.
- Ailesinin Han Yunus’taki evi savaşın ilk günlerinde yıkılan ve 3 yıldır çadırda yaşayan Miktad, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının Gazze için en çok çalışan yapıların başında geldiğini vurguluyor.
- Ateşkes anlaşmalarına rağmen Gazze’de açlığın ve saldırıların devam ettiğini belirten Miktad, kış mevsimi yaklaşırken çadırda yaşayan 200 bin ailenin büyük bir insanlık dramıyla karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.
Gazze’nin Han Yunus şehrinden 2018 yılında eğitim amacıyla Türkiye’ye gelen 31 yaşındaki Miktad, hayatının dönüm noktasını ve memleketine uzanan yardım köprüsünü anlattı. Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans ve ardından doktora eğitimini tamamlayan Miktad, tam ülkesine döneceği sırada patlak veren şiddetli İsrail saldırıları nedeniyle Gazze’ye geri dönemedi. Yaşadığı zorlu süreci bir avantaja çevirerek Türkiye’deki insani yardım faaliyetlerine yönelen Miktad, yaklaşık iki yıldır Deniz Feneri Derneği Gazze Proje Koordinatörlüğü görevini büyük bir özveriyle sürdürüyor.
Antalya’da düzenlenen Uluslararası Adli Tıp Günleri Kongresi’nde açıklamalarda bulunan Miktad, 2018 yılından bu yana vatanına ayak basamadığını belirtti. Türkiye’deki imkanları değerlendirerek sivil toplum kuruluşları bünyesinde aktif rol aldığını ifade eden Miktad, bu süreçte Türkiye’nin ve Türk halkının Gazze’ye gösterdiği sivil dayanışmanın hayati önem taşıdığını dile getirdi.
“Gazze’ye En Çok Destek Veren Türk Halkıdır”
Türkiye’deki sivil toplum ekosisteminin Gazze için gece gündüz demeden çalıştığını belirten Miktad, “Burada olduğum ve Gazze’yi yakından tanıdığım için ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Gazze’ye en çok destek veren, en çok çalışma yapan Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve Türk halkıdır.” dedi. Savaşın ilk günlerinde Han Yunus’taki evlerinin tamamen yıkıldığını ve ailesinin üç yıldır zor şartlar altında çadırda yaşam mücadelesi verdiğini anlatan Miktad, bölgedeki trajedinin boyutlarına dikkat çekti.
Gündemden düşen krizlerin bölge halkını daha da yalnızlaştırdığına işaret eden Miktad, tıpkı artan kış masrafları ve enerji giderleri gibi Gazze’de de kış şartlarının kapıda olduğunu ve binlerce insanın acil barınma desteğine ihtiyacı bulunduğunu kaydetti.
Çadırda Yaşayan 200 Bin Aile İçin Kış Alarmı
Bölgede ilan edilen ateşkes anlaşmalarına rağmen saldırıların ve soykırımın farklı boyutlarda devam ettiğini aktaran Miktad, açlık krizinin derinleştiğini vurguladı. Anlaşma gereği Gazze’ye günlük 600 insani yardım tırı girmesi gerekirken, İsrail’in bu kısıtlamaları ihlal ederek sadece yaklaşık 200 tırın geçişine izin verdiğini, bu tırların da ezici çoğunluğunun ticari mallardan oluştuğunu ifade etti. Günlük sadece 20 kadar insani yardım tırının Gazze’ye ulaşabildiğini söyleyen Miktad, kış mevsimi yaklaşırken çadırları yıpranan 200 bin aile için durumun felaket senaryosuna dönüştüğünü belirtti. Türkiye genelindeki bu hassas dönemde, toplumsal yardımlaşmanın ve toplumsal dayanışma bilincinin artırılması gerektiğinin altını çizdi.



