⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 442
🕐 Son Güncelleme: 24.09.2026 13:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Hamas, Gazze Şeridi’nde BM ve Arap Birliği destekli barış planına uyum sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.
- Hareketin sözcüsü Hazım Kasım, İsrail’in ateşkes anlaşmalarını sürekli ihlal ederek saldırılarını artırdığını vurguladı.
- Gazze’de teknokrat komitenin göreve başlaması ve uluslararası güçlerin konuşlanması için İsrail’in engelleri kaldırması bekleniyor.
Gazze Şeridi’nde uzun süredir devam eden insani kriz ve çatışma ortamında, Hamas cephesinden kritik bir açıklama geldi. Hareketin sözcüsü Hazım Kasım, sosyal medya üzerinden yaptığı duyuruda, bölgedeki barış süreci için atılması gereken adımlara dair kararlılıklarını yineledi. Kasım, Hamas’ın Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap Birliği’nin öncülüğünde hazırlanan barış planına uyum sağlamaya hazır olduğunu belirterek, sürecin önündeki en büyük engelin İsrail hükümetinin tutumu olduğunu savundu.
Ateşkes Anlaşması Neden Tıkanıyor?
Hazım Kasım’ın açıklamalarına göre, Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes planının ilk aşaması, İsrail’in bölgeye yönelik düzenlediği yoğun saldırılar nedeniyle ciddi bir darbe almış durumda. Tel Aviv yönetiminin anlaşma şartlarını reddettiğini belirten sözcü, Gazze Barış Konseyi ve Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un İsrail’i uzlaşmaya zorlama konusunda yetersiz kaldığını öne sürdü. Bu gerilim, bölgedeki küresel güvenlik endişelerini tetiklemeye devam ediyor.
Teknokrat Komite ve Uluslararası Güçlerin Rolü
Hamas, sürecin bir sonraki aşaması olarak Gazze’yi yönetecek teknokrat komitenin bölgeye girişinin kolaylaştırılmasını talep ediyor. Bu komitenin görevine başlamasıyla birlikte, uluslararası istikrar güçlerinin Gazze’ye konuşlanmasının önü açılacak. Beyaz Saray’ın 16 Ocak’ta onayladığı geçiş dönemi yönetim yapıları arasında yer alan bu komite, bölgenin yeniden inşası için hayati önem taşıyor. BM verilerine göre, bölgedeki yıkımın maliyeti yaklaşık 70 milyar doları buluyor ve bu maliyetin karşılanması için uluslararası koordinasyon şart.
Dünyanın gözü bölgedeki diplomatik trafiğe çevrilmişken, diğer tarafta farklı coğrafyalarda yaşanan teknolojik tehditler ve askeri hareketlilikler de dikkat çekiyor. Gazze’de ise 73 binden fazla sivilin hayatını kaybettiği, altyapının yüzde 90’ının yok olduğu bu süreçte, tarafların barış masasına dönmesi insani bir zorunluluk olarak görülüyor.
Barış Konseyi ve Gelecek Projeksiyonu
ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında Washington’daki Barış Enstitüsü’nde gerçekleştirilen toplantılar, 20 maddelik planın ana hatlarını oluşturuyor. BMGK’nın 2803 sayılı kararıyla desteklenen bu plan, sadece bir ateşkes değil, aynı zamanda Gazze için bir gelecek inşasını hedefliyor. Ancak sahada süregelen çatışmalar, bu diplomatik çabaların somut bir sonuca ulaşmasını zorlaştırıyor. Mladenov’un daha önce yaptığı “ateşkes çökebilir” uyarısı, bölgedeki kırılganlığın ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, Gazze halkı için teknokrat yönetimin bölgeye girişi ve insani yardımların kesintisiz sürmesi, barışın ilk adımı olarak kabul ediliyor. Uluslararası toplumun, İsrail üzerindeki baskıyı artırıp artırmayacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek. Bu süreçte çevresel ve insani projelerin devamlılığı, bölge halkının geleceği için kritik bir rol oynuyor.



