Yaşam

2 Bin Yıllık Yasak: Antik Kentte Zeytin Ağaçları Koruma Altında!

Antalya Lyrboton Kome Antik Kenti'nde bulunan 2 bin yıllık yazıt, zeytin ağaçlarının satılmasını ve kesilmesini yasaklıyor. İşte antik dönemin çevre bilinci.

OKUMA AYARLARI
2 Bin Yıllık Yasak: Antik Kentte Zeytin Ağaçları Koruma Altında!
2 Bin Yıllık Yasak: Antik Kentte Zeytin Ağaçları Koruma Altında!
📍 Konum: Antalya, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 26.09.2026 20:35

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Antalya’nın Kepez ilçesindeki Lyrboton Kome Antik Kenti’nde, zeytin ağaçlarının korunmasını emreden 2 bin yıllık bir vakıf yazıtı gün yüzüne çıkarıldı.
  • Yazıt, bölgedeki zeytin ağaçlarının satılmasını, kesilmesini ve farklı amaçlarla kullanılmasını kesin bir dille yasaklayarak antik çağda sürdürülebilir tarım hukukunu gözler önüne seriyor.
  • Antik kentte yapılan kazılar, bölgenin bir “zeytin çiftliği” olduğunu ve elde edilen devasa gelirle Perge Antik Kenti’nin imar edildiğini kanıtlıyor.

Antalya’nın Kepez ilçesinde yer alan ve arkeoloji dünyasının en önemli keşiflerinden biri kabul edilen Lyrboton Kome Antik Kenti, günümüz çevre politikalarına ışık tutacak 2 bin yıllık bir mirası barındırıyor. 2016 yılında başlatılan kapsamlı kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan bölge, sadece bir yerleşim alanı değil, antik dönemin en büyük zeytinyağı üretim merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Antik Çağın “Zeytin Çiftliği”: Elaibaris

Kazı çalışmalarına liderlik eden Prof. Dr. Nevzat Çevik, Lyrboton Kome’nin antik dönemdeki isminin “zeytin çiftliği” anlamına gelen Elaibaris olduğunu belirtiyor. Bölgedeki onlarca işlik ve üretim düzeneği, antik çağda burada sanayi ölçeğinde zeytinyağı üretimi yapıldığını kanıtlıyor. Bu üretim kapasitesi, o dönemde bölgenin ekonomik omurgasını oluşturuyordu.

Güncel dünya gündeminde teknolojik gelişmeler ve ekonomik değişimler konuşulurken, geçmişin tarım mirasına duyulan saygı büyük bir ders niteliği taşıyor. Lyrboton Kome’de bulunan vakıf yazıtı, zeytin ağaçlarını “satılamaz, kesilemez ve başka amaçla kullanılamaz” hükmüyle koruma altına alarak, bugün bile tartışılan “sürdürülebilir kalkınma” kavramının 2 bin yıl önce uygulandığını gösteriyor.

Kadınların Ekonomik Gücü ve Sosyal Yaşam

Antik kentteki kazılarda öne çıkan bir diğer çarpıcı detay ise kadınların üretimdeki etkin rolü. Demeter Rahibesi Arete’nin kendi finansmanıyla zeytinyağı kulesi inşa ettirmesi ve vakıf kurması, antik toplumda kadınların ekonomik ve toplumsal yaşamda ne denli güçlü olduklarını kanıtlıyor. Bu keşifler, tarihsel kültürel mirasın korunmasının önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Perge’nin İmarı Zeytinden Geldi

Prof. Dr. Çevik’in ifadelerine göre, Lyrboton Kome’de üretilen zeytinyağları, Roma Dönemi’nde yüksek miktarda ihraç ediliyordu. Buradan elde edilen gelir, bölgenin bağlı olduğu Perge Antik Kenti’nin anıtsal yapılarının ve görkemli ana caddelerinin inşasında kullanıldı. Bu durum, antik kentin sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda büyük bir finansal kaynak olduğunu ortaya koyuyor.

Dünya genelinde doğal afetler ve çevresel krizlerin gündemde olduğu bir dönemde, atalarımızın doğaya ve tarıma gösterdiği bu hukuki hassasiyet, modern şehirleşme modelleri için de ilham verici bir örnek teşkil ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir