⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 396
🕐 Son Güncelleme: 26.09.2026 23:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in, BM oturumları sırasında uluslararası alanda yalnızlaşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmesi Atina’da siyasi krize yol açtı.
- Yerel medya, Atina ve Tel Aviv arasındaki iş birliğinin Yunanistan’ın çıkarlarına hizmet etmediğini, aksine tek taraflı olarak İsrail’in stratejik planlarına yaradığını vurguladı.
- Uzmanlar, Türkiye’nin bölgesel ve küresel savunma hamleleri karşısında Yunanistan’ın izlediği dış politikanın ülkeye zarar verdiğini ve stratejik iş birliği tanımının abartı olduğunu belirtti.
Atina ve Tel Aviv arasında son dönemde kurulan yakın temaslar, Yunanistan iç siyasetinde ve basınında büyük bir rahatsızlığa neden oldu. Uluslararası alanda soykırım suçlamalarıyla karşı karşıya kalan ve siyasi olarak tecrit edilen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kurulan yakın dostluk, Yunan kamuoyunda sert tartışmaları beraberinde getirdi. Özellikle son olarak New York’taki BM Genel Kurulu oturumları sırasında gerçekleşen görüşme, ülkedeki muhalif seslerin ve bağımsız analizcilerin tepkisini çekti.
“İlişkiler Sadece İsrail’in Çıkarlarına Hizmet Ediyor”
Yunanistan merkezli askeri ve siyasi analizlerin yer aldığı platformlarda, iki ülke arasındaki ilişkilerin mahiyeti masaya yatırıldı. Kalamata Eğitim Merkezi’nin bütçesinin 300 milyon eurodan yaklaşık 2 milyar euroya fırladığı süreçten bu yana Miçotakis ve Netanyahu arasında kişisel bir bağ kurulduğu hatırlatıldı. Ancak bu durumun Atina’ya hiçbir stratejik üstünlük sağlamadığı, aksine atılan adımların tamamen İsrail’in askeri ve siyasi planlarına hizmet ettiği ifade edildi. Benzer şekilde, savunma ve teknoloji alanındaki bazı gelişmeler, tıpkı ABD Hava Kuvvetleri İlk İnsansız Savaş Uçaklarını Teslim Aldı! haberinde olduğu gibi ülkelerin savunma önceliklerini yeniden sorgulatıyor.
Stratejik İş Birliği Söylemi Abartı Bulundu
Atina-Güney Kıbrıs-İsrail ekseninde kurulan üçlü mekanizmanın, gerçek anlamda stratejik bir ortaklıktan uzak olduğu vurgulandı. Türkiye’nin bölgesel anlamda attığı kararlı adımlar ve kurduğu çok yönlü ittifaklar karşısında, Yunanistan’ın Tel Aviv ile kurduğu ilişkinin yüzeysel kaldığına dikkat çekildi. Uzmanlar, Türkiye’nin diplomasi ve savunma sanayiindeki devrim niteliğindeki hamlelerini yakından takip ederken, Atina yönetiminin ekonomik ve stratejik olarak yanlış bir yolda ilerlediğini ifade ediyor. Bu bağlamda, ülkenin enerji ve finans alanındaki uluslararası hamleleri, örneğin Türk Telekom’dan New York’ta 1,1 Milyar Dolarlık Yeşil Finansman Hamlesi gibi küresel ölçekli vizyonlarla karşılaştırıldığında Yunanistan’ın içe kapanık ve tepkisel politikaları daha net anlaşılıyor.
Netanyahu’nun Hadsiz Açıklamaları Tepki Çekti
Netanyahu’nun BM kürsüsünden Türkiye’yi hedef alan asılsız ve hadsiz açıklamalarına da Yunan medyasında geniş yer verildi. Dünyanın gözü önünde soykırımla suçlanan bir liderin kürsüden Türkiye’yi kınamasının ve Atina’nın bu durumu iç politikada malzeme yapmasının ülkeye büyük zarar verdiği savunuldu. Yunanistan’ın kendi çıkarlarını göz ardı ederek Tel Aviv’in sözcülüğüne soyunmasının saçmalık olduğu ve bölgesel dengelerde Atina’yı yalnızlaştırdığı açıkça dile getirildi.



