⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 462
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 01:06
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna değerlendirmelerde bulundu.
- Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması’nı “Müslümanların birleşmesi adına atılmış olumlu bir adım” olarak nitelendirdi.
- ABD ile müzakerelere güvenmediklerini vurgulayan Pezeşkiyan, bölgede dış güçlerin kontrolüne ve “bölgesel bir polise” ihtiyaç duyulmadığını ifade etti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu dolayısıyla katıldığı temaslarda uluslararası basına çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna özel bir röportaj veren Pezeşkiyan; bölgedeki güvenlik dinamiklerinden ABD ile yürütülen nükleer müzakerelere, Hürmüz Boğazı’nın durumundan Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan eksenli diplomatik gelişmelere kadar pek çok başlığı masaya yatırdı.
Mekke Savunma Anlaşması’na Tahran’dan Destek
Gündemin en merak edilen konularından biri olan Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması hakkında konuşan Pezeşkiyan, bu mutabakatı doğrudan hedef almak yerine yapıcı bir dille değerlendirdi. Anlaşmanın İran’a karşı bir cephe olup olmadığı yönündeki net bir soruya yanıt veren İran Cumhurbaşkanı, bu hamlenin mezhepsel veya siyasi bir kavgadan ziyade İslam dünyasının bütünleşmesine hizmet edebileceğini vurguladı.
Pezeşkiyan konuyla ilgili olarak, “Bu adım, kavga etmek yerine Müslümanların yan yana oturması ve İslami birliği gerçekleştirmesi yönünde ileriye doğru atılmış olumlu bir adımdır.” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Tahran yönetiminin bölgedeki yeni diplomatik dengelere yaklaşımında yumuşama sinyalleri olarak yorumlanırken, diplomasi trafiğinin yakından takip edilen Riyad’da Kritik Yemen Zirvesi: Askeri Koordinasyon Güçlendiriliyor gelişmeleriyle de paralellik gösterdiği ifade ediliyor.
“ABD ile Müzakerelere Güvenmiyoruz”
Washington yönetimi ile Tahran arasındaki tıkalı diplomasi trafiğine de değinen Pezeşkiyan, ABD’ye karşı derin bir güvensizlik duyduklarını gizlemedi. Amerikan tarafının niyetini sorgulayan Pezeşkiyan, “Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz.” diyerek topu karşı tarafa attı. Haziran ayında varılan mutabakat zaptı çerçevesinde Katar ve Pakistan gibi arabulucu ülkelerin mesajları Washington’a ilettiğini hatırlatan Pezeşkiyan, ABD’nin bu konuda somut ve net bir tutum sergilemesini beklediklerini dile getirdi.
Hürmüz Boğazı ve Bölgesel Güvenlik Vurgusu
Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından İran’ın sorumlu tutulduğu iddialarını kesin bir dille reddeden İran lideri, asıl ablukanın kendi geçiş güzergahlarına uygulandığını savundu. Boğazdaki kısıtlamaların Tahran’ın önünü kesme hamlelerine karşı doğal bir tepki olduğunu belirten Pezeşkiyan, savaş halinin müzakerelerle son bulması durumunda ticari gemiler için rotanın tekrar açılabileceğini kaydetti.
Bölgesel güvenliğin ancak dış müdahaleler olmaksızın yerel aktörlerin işbirliğiyle sağlanabileceğini belirten Pezeşkiyan, “Bölgesel bir polise ihtiyacımız yok. ABD ve İsrail, bölge ülkelerini birbirine düşürerek zenginliklerimizi sömürmeye çalışıyor.” dedi. Öte yandan, bölgedeki yankı uyandıran gelişmelere paralel olarak, Ortadoğu’daki güvenlik ve toplumsal dinamikler tıpkı Engelleyici kanunlar kalkıyor: Suriye’yi Türk modeliyle ayağa kaldırma projelerinde olduğu gibi yeni bir evreye evrilmektedir.
Son olarak Yemen’deki Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmalara değinen Pezeşkiyan, Husilerin eylemlerinin İran devletiyle doğrudan bir bağı olmadığını yineleyerek, “Bir kardeş, Müslüman kardeşiyle savaşmamalı.” diyerek taraflara diyalog çağrısında bulundu.



