⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 26.09.2026 21:07
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılında “0’dan COP31’e Dünya için Hep Birlikte” temasıyla kutlanıyor.
- Proje, BM nezdinde küresel bir çevre hareketine dönüşerek 136 ülkeden 459 binden fazla gönüllüye ulaştı ve 7 uluslararası ödüle layık görüldü.
- Türkiye, 2035 yılına kadar geri kazanım oranını yüzde 60’a, 2053’te ise yüzde 70 seviyesine çıkarmayı hedefliyor.
Türkiye’nin çevre politikalarında bir dönüm noktası olan ve 2017 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılını büyük bir kararlılıkla karşılıyor. Bu yılki kutlamalar, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) vizyonuyla, “0’dan COP31’e Dünya için Hep Birlikte” teması altında gerçekleştiriliyor.
Küresel Bir Çevre Vizyonu: COP31 Yolculuğu
Antalya’da düzenlenecek olan COP31, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki küresel liderliğini pekiştirmeyi hedefliyor. Sıfır Atık hareketi, bu konferansın eylem gündeminde yer alan 10 öncelikli tema ve 2035 Küresel Uygulama Hedefleri arasında kritik bir rol oynuyor. Özellikle geri dönüşüm ve metan azaltımı konularında dünyaya model olmayı başaran proje, “Dünya Ortak Evimiz” mottosuyla uluslararası diplomasi ağlarına da yön veriyor. Tıpkı Hakan Fidan’ın BM’de yaptığı tarihi çıkış gibi, Türkiye’nin çevreci vizyonu da uluslararası arenada bir manifesto niteliği taşıyor.
İstatistiklerle Başarı: Atık Yönetiminde Büyük Dönüşüm
2017 yılından bu yana çevre, enerji ve sera gazı salımı konularında somut adımlar atan Türkiye, 220 bin bina ve yerleşkede “Sıfır Atık Yönetim Sistemi”ni aktif hale getirdi. Veriler, projenin başarısını gözler önüne seriyor:
- Geri kazanım oranı: 2017 yılında %13 olan oran, 2024 itibarıyla %36,08’e yükseldi.
- Hedefler: 2035 yılında %60, 2053 yılında ise %70 geri kazanım oranı hedefleniyor.
- Eğitim seferberliği: Bugüne kadar yaklaşık 28 milyon kişiye sıfır atık eğitimi verildi.
Bu devasa dönüşüm süreci, sadece Türkiye sınırları içerisinde kalmıyor. BM Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesi ve Emine Erdoğan başkanlığında kurulan “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu”, projenin küresel bir marka haline geldiğinin en büyük kanıtı. Dünyanın dört bir yanından lider eşleri ve uluslararası kuruluş temsilcileri, Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı‘nı imzalayarak bu harekete destek veriyor.
Türkiye, kaynaklarını verimli kullanma ve atığı bir hammadde olarak geri kazanma konusundaki kararlılığını sürdürüyor. Sadece kağıt-karton, plastik, cam ve metal alanında değil, organik atıkların yönetimiyle de çevresel ayak izini azaltmaya devam eden ülke, 2053 net sıfır emisyon hedefine adım adım ilerliyor.



