⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 395
🕐 Son Güncelleme: 26.09.2026 21:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, seçim öncesi gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından ev hapsiyle tahliye edilmişti.
- Çelik, görev süresi boyunca sistematik dışlanmaya maruz kaldığını ve parti içi yönetimden baskı gördüğünü belirterek CHP üyeliğinden istifa etti.
- Belediye yönetimindeki liyakat sorunlarını ve dışarıdan gelen kadroların etkinliğini eleştiren Çelik, siyasi kariyerinde yeni bir döneme girdiğini duyurdu.
İstanbul’un siyasi gündemi, Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan dikkat çekici bir istifa haberiyle sarsıldı. Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı bir açıklama ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Çelik’in bu kararı, geçtiğimiz dönemde yaşadığı hukuki süreç ve parti yönetimiyle girdiği fikir ayrılıklarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Hukuki Süreç ve İstifa Kararına Giden Yol
Amine Cansu Çelik, 2024 yerel seçimlerinin ardından Üsküdar Belediyesi’nde başkan yardımcılığı görevine getirilmişti. Ancak görevi süresince yaşadığı talihsizlikler, süreci bambaşka bir boyuta taşıdı. Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınan Çelik, 5 Eylül tarihinde tutuklanmış, ardından ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu tutukluluk süreci, siyaset dünyasında tıpkı Yeniden Refah’ta yaşanan istifa depremi gibi siyasi dengeleri etkileyen bir gelişme olarak kaydedildi.
“Sistematik Dışlanma ve Liyakat Sorunları”
İstifa açıklamasında oldukça sert ifadeler kullanan Çelik, belediyedeki yönetim anlayışının beklentilerini karşılamadığını vurguladı. Özellikle liyakat konusundaki endişelerini dile getiren Çelik, “Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere şahit oldum” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Üsküdar dışından getirilen kadroların belediyenin kurumsal işleyişinde baskın hale gelmesinin, yerel hizmet anlayışını zedelediğini savundu.
Çelik, yaşadığı süreci şu sözlerle özetledi: “Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, kabul edilemez bir boyuta ulaştı.” Siyasetin dijital dünyadaki yansımaları ve bu tür krizlerin toplum üzerindeki etkisi, günümüzde dijital çağın yeni merakı olarak sıkça tartışılan konular arasında yer alıyor.
“İstifa Baskısıyla Karşı Karşıya Kaldım”
Çelik’in en dikkat çekici iddiası ise gözaltı sürecine dair oldu. Tutuklu bulunduğu dönemde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmesi için hem şahsına hem de eşine parti örgütlerinden baskı yapıldığını öne süren Çelik, bu durumun hayal kırıklığını derinleştirdiğini belirtti. Siyasi süreç yönetimindeki başarısızlıkların faturasının kendisine kesilmeye çalışıldığını ifade eden Çelik, kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası haline getirilmekten duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Üsküdar’da sular durulmazken, yerel yönetimdeki bu çatlakların belediye hizmetlerine nasıl yansıyacağı merak konusu. Yaşanan bu istifa, yerel siyasetin perde arkasındaki güç mücadelelerini bir kez daha gün yüzüne çıkardı.



