⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 373
🕐 Son Güncelleme: 26.09.2026 22:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye başkan vekili seçimi öncesinde tutuklanıp tahliye edilmesinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti.
- Çelik, görev süresince maruz kaldığı “sistematik dışlanma”, liyakat eksikliği ve tutukluluk sürecinde kendisine yapılan meclis üyeliğinden istifa baskılarını istifa gerekçesi olarak açıkladı.
- İstifasını “siyasi ve vicdani sorumluluk” olarak tanımlayan Çelik, belediyedeki yönetim anlayışının beklentilerini karşılamadığını belirterek süreci sert bir dille eleştirdi.
İstanbul’un Üsküdar ilçesinde siyasi sular durulmuyor. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından yaşanan hareketli süreçte, Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik dikkat çeken bir karara imza attı. Belediye başkan vekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınan ve 5 Eylül tarihinde tutuklanan Çelik, cezaevi sürecinin ardından partisinden ayrıldığını resmen duyurdu.
Siyasi ve Vicdani Sorumluluk Vurgusu
Sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, 2024 yerel seçimlerinde Üsküdar’a hizmet etme amacıyla CHP’den gelen teklifi kabul ettiğini belirten Çelik, ancak süreç içerisinde hayal kırıklığına uğradığını ifade etti. Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar’a hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle bu görevi kabul ettim. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.”
Yönetimsel Krizler ve İç Çekişmeler
Amine Cansu Çelik, sadece hukuki süreçlerle değil, aynı zamanda belediye içerisindeki yönetimsel problemlerle de mücadele ettiğini belirtti. Özellikle liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşadığını ifade eden Çelik, görev alanının kısıtlandığını ve belediyede sistematik bir dışlanmaya maruz kaldığını iddia etti. Bu karmaşık süreçte, tıpkı evdeki tazeliğini koruyan yufkalar gibi, siyasi duruşunu da korumaya çalıştığını ancak bunun imkansız hale geldiğini vurguladı.
Çelik’in iddiaları arasında, gözaltında olduğu süreçte CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütlerinden, meclis üyeliğinden istifa etmesi yönünde kendisine ve eşine yoğun baskı yapıldığı da yer alıyor. Bu durumun, yaşadığı hayal kırıklığını derinleştiren en önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti.
Kurumsal İşleyiş ve Dışarıdan Kadrolar
Belediyenin kurumsal yapısında Üsküdar dışından gelen kadroların etkin hale geldiğini savunan Çelik, kendi iradesi dışında gerçekleşen yönetim süreçlerinin ve bu süreçlerdeki başarısızlıkların sorumlularının göz ardı edilmesini eleştirdi. Benzer şekilde, nasıl ki dikey süpürge batarya ömrünü uzatan kurallara uyulmadığında performans düşüyorsa, belediyedeki kurumsal yetki ve sorumluluk dengesinin bozulmasının da yönetimsel bir performansa zarar verdiğini hissettiren bir tablo çizdi.
Yaşanan bu süreç, Üsküdar Belediyesi’nde yeni bir tartışma konusu başlatırken, gözler şimdi CHP ilçe yönetiminden gelecek olası bir açıklamaya çevrilmiş durumda. Çelik’in ayrılığı, yerel siyasetteki güç dengelerini nasıl etkileyecek, zamanla görülecek.



