⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 394
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 10:44
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar basınına verdiği demeçte, mevcut süreçte ABD ile yürütülen müzakerelere dair derin bir güvensizlik duyduklarını açıkladı.
- Tahran yönetiminin Washington’a yönelik tutumunu netleştiren Pezeşkiyan, haziran ayında varılan mutabakat zaptının esas alındığını ancak güvenin tesis edilemediğini belirtti.
- Bölgesel gelişmelere de değinen Pezeşkiyan, Müslüman ülkeler arasındaki savunma iş birliklerini desteklediğini ifade ederken, Hürmüz Boğazı’nın durumunu müzakere şartına bağladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bölgesel gerilimlerin gölgesinde ABD ile yürütülen diplomatik süreçlere dair oldukça sert ve net açıklamalarda bulundu. Katar basınına konuşan Pezeşkiyan, Washington yönetimi ile sürdürülen müzakerelerde “güven” unsurunun eksik olduğunu belirterek, taraflar arasındaki mutabakat zeminini sorguladı.
ABD ile Müzakerelerde “Güven” Krizi
Pezeşkiyan, açıklamasında ABD tarafına yönelik net bir mesafe koydu. “Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz” ifadelerini kullanan İran lideri, sürecin haziran ayında iki taraf arasında varılan mutabakat zaptına dayandığını hatırlattı. Ara buluculuk faaliyetlerini yürüten Katar ve Pakistan’ın, İran’ın mesajlarını Washington’a iletmesine rağmen, sahadaki pratik uygulamaların bu güveni desteklemediği mesajını verdi.
Dünya siyasetindeki bu gergin seyir, “Dünya Beşten Büyüktür”: Küresel Sistem Neden Tıkanma Noktasında? başlığıyla tartıştığımız küresel sistemin tıkanıklığını da gözler önüne seriyor. İran, kendi güvenlik parametreleri doğrultusunda hareket ederken, Batılı aktörlerle olan ilişkilerinde stratejik bir temkinlilik sergiliyor.
Bölgesel Birlik ve Mekke Savunma Anlaşması
İran Cumhurbaşkanı, sadece ABD ile olan ilişkileri değil, bölgesel ittifakları da değerlendirdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Savunma Anlaşması’nı olumlu bir gelişme olarak niteleyen Pezeşkiyan, bu adımı “Müslümanların birleşmesi adına atılmış ileriye dönük bir adım” olarak tanımladı. Kavga etmek yerine yan yana oturmanın İslami birliği güçlendireceğine vurgu yapan Tahran yönetimi, bölgesel güçlerin kendi sorunlarını dış müdahale olmaksızın çözme isteğini ön plana çıkarıyor.
Bu süreçler yaşanırken, dünyadaki diğer sıcak gelişmeler de yakından takip ediliyor. Örneğin, İsviçre’de Tarihi Referandum: Tarafsızlık İlkesi Değişiyor mu? konusu, küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu günlerde dikkat çeken bir diğer başlık olarak öne çıkıyor.
Hürmüz Boğazı ve Ticari Güzergahlar
Pezeşkiyan’ın açıklamalarında en dikkat çeken noktalardan biri de Hürmüz Boğazı’nın durumu oldu. İran’ın, kendisine karşı uygulanan kısıtlamalar nedeniyle boğazdaki geçiş güzergahlarını kapattığını savunan Cumhurbaşkanı, savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi durumunda ticari gemiler için boğazın yeniden açılabileceğinin sinyalini verdi. Bu açıklama, Tahran’ın enerji koridorlarını bir “diplomatik koz” olarak kullanmaya devam edeceğini gösteriyor.
Tahran, bir yandan bölgesel savunma paktlarını desteklerken, diğer yandan ABD’nin yaptırım politikalarına karşı müzakere masasında sert bir duruş sergiliyor. Önümüzdeki günlerde, ara bulucu ülkelerin girişimlerinin sonuç verip vermeyeceği merak konusu.



