⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 16:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Abant’ta gazetecilerin sorularını yanıtlayarak siyasi gündeme dair önemli değerlendirmeler yaptı.
- Mansur Yavaş’ın CHP’den istifasıyla ilgili olarak Yavaş’ın kendi tercihine saygı duyulması gerektiğini ifade etti.
- Erken cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarını ekonomideki kötü gidişatı örtbas etme çabası olarak nitelendirdi ve rejim tartışmasının öncelikli olduğunu vurguladı.
Bolu, Türkiye – Siyaset kulislerini sarsacak açıklamalar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi. Bolu Abant’ta gerçekleştirilen milletvekili kampının son gününde basın mensuplarının karşısına çıkan Kılıçdaroğlu, ülkenin ekonomik ve siyasi tablosuna dair sert eleştirilerde bulundu. Gündemin en sıcak maddeleri olan Mansur Yavaş’ın istifası ve olası cumhurbaşkanlığı adaylığı süreçlerine netluk kazandıran deneyimli siyasetçi, dikkat çeken mesajlar verdi.
Mansur Yavaş’ın İstifası ve Parti İçi Tercihler
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’nin kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmaması ve ardından partiden istifa etmesi süreci, kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Bu konuyla ilgili kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: “Mansur Bey’le ilgili düşüncelerimi daha önce kamuoyuyla paylaşmış ve kendisinin açıklamasını alıntılayarak ifade etmiştim. Şüphesiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin 103. yıl etkinliğine, Anıtkabir’deki programa katılmasını isterdim; katılmadı, kendi tercihidir. Hiç kimseyi zorla partiye üye yapmadığımız gibi kimseyi zorla partidesten de atmadık. Kendi tercihine saygı göstermemiz gerekir. Herhâlde değerlendirmesini yapıp kendi yolunu çizmiştir.”
“Adaylığı Tartışmak Yerine Rejimi Konuşmalıyız”
Muhalefet kanadında başlayan cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarını zamansız ve yersiz bulduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu tür tartışmaların asıl sorunları periskop altında tuttuğunu savundu. Ülkenin dört bir yanında vatandaşların ekonomik sıkıntılarla boğuştuğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, toplumun ve medyanın önceliğinin rejim olmasından yana olduğunu belirtti. Bu bağlamda, ekonomi politikalarındaki hataların üzeri örtülürken bir yandan da kamu yatırımları ve turizm hedefleri gibi yapısal konuların da dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Ben cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarını bugünden başlatmayı hiç doğru bulmadım. Ben bu tartışmaları ekonomideki kötü gidişin örtülmesi, tartışılmaması, görülmemesi, insanlar üzerinde gereksiz bir tartışmanın sürdürülmesi olarak gördüm. Ya cumhurbaşkanlığı seçiminin adayları niye tartışılır şimdiden? Kamuoyu tartışıyor, ‘O mu olacak, bu mu olacak?’ Yahu kim olursa olsun. Yeri zamanı gelince olur. Nitekim bakın, altılı masada biz cumhurbaşkanı adayını çok geç açıkladık. Önemli olan sonuç almak burada.”
“Bir Ülke Bir Kişiye Teslim Edilir mi?”
Mevcut yönetim sisteminin Türkiye’yi çıkmaza sürüklediğini savunan deneyimli siyasetçi, sistem eleştirisini derinleştirdi. Türkiye’nin geleceği açısından parlamentonun işlevselliğinin hayati önem taşıdığını belirten Kılıçdaroğlu, iktidarın politikalarının yanı sıra muhalefetin de daha radikal bir sistem eleştirisi yapması gerektiğinin altını çizdi. Öte yandan, güncel gelişmeler arasında dikkat çeken yerli ve milli sağlık teknolojilerindeki gelişmeler gibi teknolojik adımların da ülke adına olumlu olduğunu ancak genel rejim sorununun göz ardı edilmesine neden olmaması gerektiğini ima etti. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Bence cumhurbaşkanı adaylığını tartışmak yerine rejimi tartışmak lazım. Ya bir ülke bir kişiye teslim edilir mi ya? Bir insana ülkeyi teslim ediyor; tabii bu olmaz, böyle bir rejim olmaz.”



