⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 11:06
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Gaziantep Nurdağı’ndaki konteyner kentte yaşayan depremzede kadınlar, kış mevsimi öncesinde imece usulüyle gıda hazırlıklarına başladı.
- Ekonomik zorluklarla mücadele eden afetzedeler, kendi imkanlarıyla hazırladıkları kurutmalık ve salçalarla kışlık ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor.
- Kalıcı konutlara geçiş sürecinin belirsizliği devam ederken, depremzedeler hayata dayanışma ile tutunmaya çalışıyor.
6 Şubat depremlerinin üzerinden aylar geçmesine rağmen, bölgedeki yaralar hala tazeliğini koruyor. Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde, yaşamlarını derme çatma konteynerlerde sürdürmek zorunda kalan afetzedeler, yaklaşan kışın soğuk yüzüne karşı hazırlıklarını kendi yöntemleriyle yapıyor. Bölgedeki yaşam mücadelesi, zorlu şartlara rağmen toplumsal dayanışmanın en saf hali olan “imece” ile devam ediyor.
Konteyner Kentlerde Kış Hazırlığı: Bir Hayatta Kalma Refleksi
Nurdağı, Fatih Mahallesi’nde kurulan konteyner kent, bugün sadece bir barınma alanı değil, aynı zamanda büyük bir direncin merkezi konumunda. Sac odaların darlığına ve belirsizliğe rağmen kadınlar, kışın gıda masraflarını azaltmak için kolları sıvadı. Konteyner demirlerine asılan patlıcan ve biber kurutmalıkları, bölgenin hüzünlü ama bir o kadar da umut dolu manzarasını oluşturuyor.
Gündelik yaşamın zorlukları içinde kaybolmamak için çaba sarf eden depremzedeler, tıpkı Yozgat’ta duygusal anlar yaşatan dayanışma hikayelerinde olduğu gibi, birbirlerine destek vererek ayakta kalıyorlar. Bu süreçte yaşananlar sadece bir kış hazırlığı değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktan doğan bir hayatta kalma refleksidir.
“Acımız Büyük Ama Pes Etmiyoruz”
Depremde yakınlarını kaybeden Fatma Artar, konteyner önündeki salça kazanlarının başında yaşadıkları süreci şu sözlerle özetliyor: “Patlıcan, biber gibi sebzeleri kurutarak, salçalarımızı ise güneşte hazırlayarak kışa hazırlanıyoruz. Bu şekilde hem güvenilir gıdaya ulaşıyoruz hem de ev ekonomimize bir nebze olsun katkıda bulunuyoruz.”
Bölgedeki bu manzara, geçici barınma alanlarının yarattığı psikolojik yükün ve ekonomik sıkıntıların bir aynası niteliğinde. Vatandaşlar, günlük yaşamın akışı içinde kendi yaralarını sarmaya çalışırken, kalıcı konutların teslim edilmesi konusundaki belirsizlik ise devam ediyor.
Belirsizlik ve Dayanışma Yan Yana
Konteyner kentteki yaşam, her geçen gün daha zorlu hale gelirken, afetzedelerin tek tesellisi komşuluk ilişkileri. Artan hayat pahalılığı ve çarşı pazardaki fiyat artışları, depremzedeleri kendi gıdalarını üretmeye itiyor. Uzmanlar, bu tür travmatik süreçlerde toplumsal dayanışmanın bireylerin iyileşme sürecine önemli katkı sağladığını belirtiyor. Ancak, toplumsal huzur ve güven ortamının kalıcı olarak tesis edilmesi için yerel ve merkezi yönetimin daha somut adımlar atması bekleniyor.
Nurdağı’nda kış hazırlığı yapan kadınlar, sadece kışlık erzaklarını hazırlamıyor; aynı zamanda gelecek güzel günlere olan inançlarını da bu kurutmalıklarla birlikte güneşe seriyorlar. Afetzedelerin bu nasırlı elleri, yıkılan binaların enkazı üzerinde yeni bir yaşamın filizlenmesi için çalışmaya devam ediyor.



