Gündem

Ölüm İğnesi Davasında Karar: İki Hemşireye Hapis Cezası!

Özel bir hastanede yanlış iğne sonucu hayatını kaybeden Abdurrezzak Baysal davasında karar çıktı. Mahkeme iki hemşireyi "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırdı.

OKUMA AYARLARI
Ölüm İğnesi Davasında Karar: İki Hemşireye Hapis Cezası!
Ölüm İğnesi Davasında Karar: İki Hemşireye Hapis Cezası!
📍 Konum: Gaziantep, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 10:55

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Gaziantep’te özel bir hastanede yanlış ilaç uygulaması sonucu hayatını kaybeden Abdurrezzak Baysal davasında mahkeme kararını açıkladı.
  • Sanık hemşirelerden biri “olası kastla adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezası alırken, diğer hemşire aynı suçtan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
  • Ailenin hukuk mücadelesi 3 yıl sürerken, mahkemenin sanıkların tutuklanmasına karar vermesi adalet arayışında önemli bir dönüm noktası oldu.

Gaziantep’te yaklaşık üç yıl önce özel bir hastanede yaşanan ve kamuoyunda “ölüm iğnesi” olarak bilinen trajik olay, mahkeme kararıyla nihayete erdi. Abdurrezzak Baysal’ın hayatını kaybetmesine neden olan hatalı tıbbi müdahale süreci, mahkeme heyetinin verdiği ağır hapis cezalarıyla sonuçlandı.

“Olası Kastla Öldürme” Suçundan Ağır Ceza

Mahkeme heyeti, olay tarihinde görevli olan hemşire Aslı E.’yi “olası kastla adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık hemşire Mustafa Ç. ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek, iyi hal indirimi ile birlikte 25 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Kararın açıklanmasının ardından mahkeme, sanıkların tutuklanmasına hükmederek adli süreci bir üst aşamaya taşıdı.

Dava sürecini yakından takip eden hukukçular, verilen hükmün sadece bir “taksirle öldürme” vakası olmadığını, olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesinin yargı tarihindeki önemine dikkat çektiler. Bu süreçte yaşananlar, tıpkı Ömer Çelik’ten fon krizi açıklaması gibi, kamuoyunda hesap verilebilirlik ilkesinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.

Ayrıntılı Otopsi Ölümün Sırrını Çözdü

Dava sürecinin en önemli kırılma noktası, aile avukatlarının talebi üzerine gerçekleştirilen ayrıntılı otopsi oldu. Ailenin avukatı Abdullah Aksoy, olayın başlangıcını şu sözlerle özetledi: “Hastane yönetimi tarafından bize net bir bilgi verilmedi. Ancak bir hasta bakıcının, yoğun bakımda yaşanan bir tartışma sonucu yanlış hastaya yanlış iğne yapıldığı yönündeki beyanı üzerine savcılığa başvurduk. Yapılan detaylı otopsi, ölümün doğrudan o iğneden kaynaklandığını kanıtladı.”

Bu süreçte yaşananlar, sağlık sistemindeki denetim eksikliklerini ve hasta güvenliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Benzer şekilde, güneş enerjisi deniz altına indi başlıklı teknolojik gelişmelerin hayatımıza girdiği bir dönemde, sağlık hizmetlerinde de hataya yer olmayan sistemlerin kurulması gerektiği vurgulanıyor.

Aile İçin Adalet Arayışı Sürüyor

Yaklaşık 3 yıldır süren hukuk mücadelesinin sonunda gelen kararı değerlendiren avukat Ferhat Kurt, “Verilen karar, yaşanan acıyı dindirmese de ailenin yüreğine bir nebze su serpmiştir. Sanıkların tutuklanması, adaletin tecelli ettiğinin en somut göstergesidir. Dosyanın kesinleşmesi aşamasında da takipçisi olmaya devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Hukuk camiası, bu kararın benzer ihmallere karşı caydırıcı bir emsal teşkil edeceği görüşünde birleşiyor. Adalet terazisinin hassas dengesi, Abdurrezzak Baysal davasında olduğu gibi, sorumluların cezalandırılmasıyla yeniden kurulmaya çalışılıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir