⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 450
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 15:39
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, New York’taki BM 81. Genel Kurulu’nda Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini başka bir ülkeye satma ihtimalini değerlendirdi.
- Lavrov, olası bir transfer için Rusya’nın resmi onayının şart olduğunu, alıcı ülkenin sorumlu davranması ve Rusya ile dostane ilişkiler kurması gerektiğini vurguladı.
- Sistemlerin Ukrayna gibi üçüncü ülkelere aktarılmayacağına dair uluslararası hukuka uygun kesin güvencelerin verilmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York’taki BM merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, uluslararası gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Özellikle Türkiye’nin hava savunma kapasitesini artırmak ve F-35 programına yeniden dahil olmak amacıyla attığı diplomatik adımlar sürerken, envanterdeki S-400 satışı tartışmaları küresel diplomasinin odağına yerleşti. Ankara’nın bu sistemleri üçüncü bir ülkeye devretme ihtimali masada dururken, Moskova yönetiminden beklenen resmi tutum nihayet netleşti.
Rusya’dan S-400’lerin Devri İçin “Dostane İlişki” Vurgusu
Basın toplantısında yöneltilen soruları yanıtlayan Sergey Lavrov, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini başka bir ülkeye transfer etme planlarına ilişkin Rusya’nın her türlü teklifi incelemeye açık olduğunu duyurdu. Ancak bu durumun taviz verilmez kati şartlara bağlı olduğunun altını çizdi. Lavrov, sistemlerin devri için Moskova’nın resmi onayının kesinlikle alınması gerektiğini belirterek şu kritik ifadeleri kullandı:
“Sistemlerin gönderileceği ülkenin sorumlu hareket etmesi ve Rusya Federasyonu ile dostane ilişkilere sahip olması gerekiyor. Böylece bu sistemlerin o ülkeden başka bir yere gönderilmeyeceğinden emin olabiliriz. Bu husus bizim için kritik bir öneme sahiptir.”
Uluslararası Hukuka Uygun Kesin Güvence Şartı
Dünyanın farklı coğrafyalarından temin edilen askeri mühimmat ve silahların daha sonra Ukrayna’ya sevk edildiğine dair geçmiş örnekleri hatırlatan Rus diplomat, benzer bir senaryonun S-400’ler için de tekrarlanmasından duydukları endişeyi gizlemedi. S-400 sistemlerinin üçüncü taraflara aktarılmayacağına dair uluslararası hukuka tam uygun, bağlayıcı ve ihlal edilmesi imkansız güvencelerin verilmesinin şart olduğunu yineledi. Bu süreç, sadece askeri değil aynı zamanda Türk savunma sanayi ve dış politikasını yakından ilgilendiren diğer stratejik hamleleri de akıllara getiriyor. Tıpkı sporda kulüplerin kadro planlamalarında yaptığı maliyet ve strateji hesapları gibi -örneğin futbol camiasında konuşulan Kante’nin Fenerbahçe’ye maliyeti şoke etti: Çağlar Söyüncü detayı veyahut kulüplerin transfer stratejilerinde yaşanan Aziz Yıldırım’dan şoke eden transfer itirafı: Watkins’i alamadık! açıklamalarında olduğu gibi devletler arası askeri ticaret de son derece hassas dengeler üzerinde yürütülüyor.
Avrupa ile Gerilim ve “Savaş” İddialarına Yanıt
Sadece S-400 konusuna değinmeyen Lavrov, Avrupa ile yaşanan bölgesel gerilimlere ve Ukrayna savaşına dair de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Rusya’nın Avrupa ile doğrudan bir savaşa girme niyetinin asla bulunmadığını, bu yöndeki iddiaların tamamen “saçmalık” olduğunu ifade etti. Buna karşın, Avrupalı liderlerin en geç 2030 yılına kadar olası bir savaşa karşı hazırlık yapılması yönündeki kışkırtıcı söylemlerine tepki gösteren Lavrov, kıta ülkelerinin devasa bütçeleri silahsızlanma yerine doğrudan silah üretim ve tedarikine ayırmasının kendi kendini gerçekleştiren tehlikeli bir kehanet olabileceği konusunda uyardı.



