Yaşam

Toplanıyor, Kaynatılıyor: 3 Günde Gelen Geleneksel Lezzet!

Manisa'nın Demirci ilçesinde, tamamen doğal yöntemler ve beyaz toprak eklenerek 3 günde hazırlanan geleneksel üzüm pekmezi üretimi sürüyor.

OKUMA AYARLARI
Toplanıyor, Kaynatılıyor: 3 Günde Gelen Geleneksel Lezzet!
Toplanıyor, Kaynatılıyor: 3 Günde Gelen Geleneksel Lezzet!
📍 Konum: Manisa, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 13:30

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Manisa’nın Demirci ilçesi Sevinçler Mahallesi’nde yaşayan 86 yaşındaki çiftçi Himmet Taş ve ailesi, geleneksel yöntemlerle tamamen doğal üzüm pekmezi üretiyor.
  • Zirai ilaç kullanılmadan, hayvansal gübreyle yetiştirilen üzümler; çuvallarda ezilerek suyu çıkarılıyor ve “pekmez toprağı” adı verilen beyaz toprakla dinlendiriliyor.
  • İmece usulüyle odun ateşinde kazanlarda kaynatılan ve kıvamı kaşık testiyle ayarlanan pekmezler, başta İzmir, Manisa ve Alaşehir olmak üzere sipariş üzerine farklı illere gönderiliyor.

Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeli ve köklü kültürel mirasları, yerel üreticilerin gayretleriyle nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor. Bu kapsamda son dönemde artan tarım ve üretim stratejileri, yerel lezzetlerin korunmasında kritik bir rol oynuyor. Manisa’nın Demirci ilçesine bağlı Sevinçler Mahallesi’nde yaşayan 86 yaşındaki çiftçi Himmet Taş, eşi, çocukları ve mahalle sakinleriyle birlikte asırlık bir geleneği yaşatmayı sürdürüyor.

3 Gün Süren Zahmetli ve Doğal Yolculuk

Bağlardan özenle toplanan siyah üzümler, pekmez üretim alanına getirilerek çuvallara konuluyor. Mahalle sakinlerinin imece usulüyle ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmada üzümler ezilerek suyu çıkarılıyor. Elde edilen üzüm suyu süzülerek geniş kazanlara alınıyor. Sürecin en önemli aşamalarından biri olan ve “pekmez toprağı” olarak bilinen beyaz toprak, üzüm suyuna ekleniyor. Bu sayede tortunun dibe çökmesi sağlanıyor ve karışım yaklaşık 3 günlük bir dinlenme sürecine bırakılıyor.

Dinlendirilen üzüm suyu yeniden süzüldükten sonra odun ateşinin üzerine konuluyor. Geleneksel usullere sadık kalınarak kazanlar arasında aktarılan pekmezin kıvamı, ustaların yaptığı geleneksel kaşık testiyle kontrol ediliyor. Kaynatma işleminin ardından dinlendirilen şifa deposu pekmezler, özenle şişeleniyor.

Zirai İlaç Yok, Tamamen Doğal Üretim

Çocukluğundan beri bağcılıkla uğraştığını belirten 86 yaşındaki üretici Himmet Taş, üretim sürecinin detaylarını şu sözlerle aktarıyor: “Eylül ayının sonuna kadar üzümlerimizi kesip getiriyoruz. Çuvallarda ezdiğimiz suyun içine beyaz pekmez toprağı atıyoruz. Tortunun çökmesi ve kaynaması yaklaşık 3 günlük bir süreci kapsıyor. Üzümlerimizde kesinlikle zirai ilaç kullanmıyoruz, tamamen hayvansal gübre ile yetiştiriyoruz; Allah’ın verdiği nasiple bu işi sürdürüyoruz. Hazırladığımız pekmezler siparişe göre Alaşehir’e, Manisa’ya ve İzmir’e gönderiliyor. Kara üzüm pekmezi nezle ve öksürüğe şifadır. Pekmeze tahin katarsanız lezzeti daha da güzel olur.”

Üreticilerden Cemile Taş ise aileden kalan bağların bakımını titizlikle yaptıklarını vurgulayarak, “Evvelden beri annemden, babamdan kalan bağımız var, bakımını yaparız ve üretimde kesinlikle zirai ilaç kullanmayıp hayvansal gübre tercih ederiz. Eskiden üzümleri eşeklerle, atlarla taşır, ellerimizle sıkarak pekmez yapardık. Şimdi işler biraz daha kolaylaştı. Eski yıllarda evlerde şeker bulunmadığında çaya bile pekmez katardık. Şimdi bu geleneği imece usulüyle yaşatmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Bu bağlamda, ülkenin dört bir yanında hayata geçirilen coğrafi işaretli ve geleneksel gıda üretim hamleleri, yerel ekonomiye ve kültürel mirasın geleceğine büyük katkı sunuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir