Gündem

ABD’nin Irak İşgalinden Kalan Acı Reçete ve Tarihi Dersler

ABD'nin Irak işgaliyle başlayan süreç, hüsranla ve halkın bayram kutlamalarıyla son buldu. Washington'ın bu tarihi hatadan çıkaracağı dersler.

OKUMA AYARLARI
ABD'nin Irak İşgalinden Kalan Acı Reçete ve Tarihi Dersler
ABD'nin Irak İşgalinden Kalan Acı Reçete ve Tarihi Dersler
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 459
🕐 Son Güncelleme: 28.09.2026 13:44

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Amerika Birleşik Devletleri, 2003 yılında “demokrasi getireceğiz” ve “kitle imha silahlarını yok edeceğiz” gerekçeleriyle Irak’ı işgal etti.
  • Yıllar süren çatışmalar, kaos ve yıkımın ardından son Amerikan askerlerinin de ülkeden ayrılması Irak halkı tarafından “Egemenlik Bayramı” ilan edilerek kutlandı.
  • Uzmanlar, askeri güçle rejim devirmenin kolay olduğunu ancak halkın rızası alınmadan kalıcı bir barış ve istikrar sağlanamayacağını vurguluyor.

Ankara, Türkiye — “Demokrasi getireceğiz”, “Kitle imha silahlarını yok edeceğiz” sloganlarıyla 2003 yılında başlatılan Irak işgali, üzerinden yıllar geçmesine rağmen küresel siyasetin en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. Ne vadedilen demokrasi geldi ne de bölgede herhangi bir kimyasal silaha rastlandı; her iki gerekçe de tarihe büyük birer yalan olarak geçti. Günün sonunda, işgalci güçlerin ülkeden ayrıldığı günler yerel halk tarafından sokaklarda coşkuyla kutlandı.

Afilli Başlangıçlar ve Hüsranla Biten Hikâyeler

Halbuki her şey çok daha farklı pazarlanmıştı. Muazzam bir askeri güç, afilli telaffuzlar ve devasa bir operasyonla bir ülke baştan aşağı alt üst edildi, âdeta üçe bölündü. Bu coğrafyaya özgü diktatoryal yönetim biçimleri genellikle aşırı abartıyı barındırır. Saddam Hüseyin de Kaddafi de bu tipolojinin tipik örnekleriydi. Ancak bu tür rejimlerin inişi de çıkışı gibi son derece gürültülü ve yıkıcı olur.

Irak’tan son ABD askerinin de ayrıldığı anlar ekranlara yansırken, insan ister istemez geriye dönüp o ilk günlere bakıyor. Bir ülkeyi tankla, tüfekle ve muazzam bir askeri kapasiteyle işgal etmek mümkündür; fakat o topraklarda kalıcı olmak ve kök salmak bambaşka bir dinamiktir. Tıpkı geleceğin teknolojilerini şekillendiren yenilikçi enerji projeleri gibi, uluslararası siyasette de kalıcı ve sürdürülebilir adımlar atmak akılcı stratejiler gerektirir.

Dün Kurtarıcı Olarak Alkışlananlar

İşin en trajikomik boyutu ise hafızalarda taze duruyor. 2003 yılında Bağdat’a giren Amerikan güçlerini, diktatörlükten kurtuldukları için davul zurnayla ve sevinç gözyaşlarıyla karşılayan Iraklılar vardı. Aradan geçen yılların getirdiği yıkım, istikrarsızlık ve bitmek bilmeyen kaosun ardından gelinen nokta oldukça çarpıcıdır.

ABD ordusu son eşyalarını toplayıp bölgeyi terk ederken, Irak halkı bu ayrılışı “Egemenlik Bayramı” ilan etti ve sokaklarda günlerce kutlama yaptı. Dün “kurtarıcı” sıfatıyla alkışlananların, bugün arkalarından davul zonalarla uğurlanması, küresel bir süper güç için alınabilecek en sert ve somut ders niteliğindedir. Tıpkı günümüzde bireylerin evlerinde ya da günlük yaşamlarında yaptığı yanlış tercihler gibi, devletler seviyesinde de güvenliği tehdit eden fevri adımlar felaketleri kaçınılmaz kılmaktadır.

Washington İçin Alınması Gereken Tarihi Dersler

Washington yönetiminin bu Irak macerasından çıkaracağı sayısız ders bulunmaktadır. Modern askeri teknolojiyle bir rejimi devirmek ve lideri ortadan kaldırmak mümkündür; ancak halkın rızasını almadan, toplumun sosyolojik dokusuna saygı duymadan masada kalıcı bir zafer kazanmak imkânsızdır.

IŞİD tehdidi, bölgesel mezhep çatışmaları, komşu ülkelerin nüfuz mücadelesi ve ardı arkası kesilmeyen saldırılar, “evdeki hesabın çarşıya uymadığını” defalarca kanıtladı. Nihayetinde perde kapandı, ışıklar söndü. Güç gösterileriyle başlayan bu trajik hikâye, arkasında devasa bir belirsizlik ve bayram ilan eden bir halk bırakarak nihayete erdi. Bakalım dünya bu acı tecrübelerden gerçek anlamda ders çıkaracak mı, yoksa tarih benzer hatalarla tekerrür etmeye devam mı edecek?

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir