Yaşam

Akdeniz’in Derinliklerinden 2 Bin 100 Yıllık Lüks Sofra Takımı Çıktı

Antalya Adrasan açıklarında 2100 yıllık seramik yüklü gemi batığı bulundu. Antik Roma'nın lüks sofra kültürüne ışık tutan eserler gün yüzüne çıkarıldı.

OKUMA AYARLARI
Akdeniz’in Derinliklerinden 2 Bin 100 Yıllık Lüks Sofra Takımı Çıktı
Akdeniz’in Derinliklerinden 2 Bin 100 Yıllık Lüks Sofra Takımı Çıktı
📍 Konum: Antalya, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 398
🕐 Son Güncelleme: 28.09.2026 13:00

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Antalya’nın Adrasan açıklarında 2025 yılında başlatılan su altı kazılarında, MÖ 1. yüzyıla ait seramik yüklü bir gemi batığı keşfedildi.
  • Batıktan çıkarılan 122 farklı formdaki tabak, kase ve tepsi, Antakya (Rhosus) kökenli olup antik dönemin lüks sofra kültürünü ve Akdeniz ticaretini gözler önüne seriyor.
  • Eserlerin binlerce yıl boyunca bozulmadan kalmasını, sandıklara yerleştirilirken aralarına konulan koruyucu kil tabakasının sağladığı tespit edildi.

Türkiye’nin kültürel mirasını koruma ve gün yüzüne çıkarma çalışmaları kapsamında, Akdeniz’in derinliklerinde tarihsel bir keşfe imza atıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un duyurduğu bilgilere göre, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında gerçekleştirilen su altı kazılarında, MÖ 1. yüzyıla tarihlenen seramik yüklü bir gemi batığına ulaşıldı.

Antik Çağın Lüks Sofra Kültürü Gün Yüzünde

Deniz yüzeyinin 42-55 metre derinliğinde, ileri teknoloji su altı robotları desteğiyle yürütülen kazı çalışmalarında, bugüne kadar binlerce eser kayıt altına alındı. Özellikle 122 farklı form ve boyutta çıkarılan tabak, kase ve tepsiler, antik dünyanın estetik anlayışını ve lüks tüketim alışkanlıklarını belgeliyor. Uzmanlar, bu eserlerin Hatay’ın Arsuz ilçesindeki (antik adıyla Rhosus) atölyelerde üretildiğini ve o dönemde Roma dünyasında büyük talep gördüğünü vurguluyor.

Tarihsel veriler, bu seramiklerin sadece birer kap kacak değil, dönemin sofra kültürünün statü sembolleri olduğunu gösteriyor. Ünlü Romalı hatip Çiçero’nun dostu Attikus’a yazdığı mektuplarda, Rhosus’tan özel olarak seramik siparişi verdiğini belirtmesi, bu eserlerin ticari değerinin yüksekliğini kanıtlıyor. Günümüzde yatırımcılar bazen altın fiyatlarında son durum gibi ekonomik verileri yakından takip etse de, antik çağın tüccarları için bu değerli seramikler en az altın kadar kıymetli birer ticaret malıydı.

Binlerce Yıl Süren Dayanıklılığın Sırrı: Kil Katmanı

Arkeologları en çok şaşırtan detay ise eserlerin günümüze kadar neredeyse kusursuz bir şekilde ulaşması oldu. Yapılan incelemeler, antik dönem denizcilerinin seramikleri ahşap sandıklara yerleştirirken aralarına kil katmanları koyduğunu ortaya koydu. Bu basit ama zekice yöntem, gemi batarken eserlerin kırılmasını engellemiş ve binlerce yıllık koruma kalkanı görevi görmüş.

Kazı sahasında bulunan MÖ 1. yüzyıla ait Antakya kökenli sikkeler, batığın tarihlendirilmesinde kilit rol oynadı. Geminin sadece Antakya değil, Ege ve İtalya kıyıları arasında da aktif bir ticaret rotasında olduğu düşünülüyor. Bu keşif, Anadolu’nun üretim ustalığının Akdeniz ticaretindeki merkezi konumunu bir kez daha tescillemiş oldu. Tıpkı günümüzde tapuda elden para dönemi gibi, antik çağın ticaret kuralları da kendi içerisinde disiplinli bir sistemle yürütülmekteydi.

Bakanlık, kazı ekibinin “Mavi Vatan”ın derinliklerinde büyük bir özveriyle çalıştığını belirterek, bu eserlerin müze envanterlerine kazandırılarak halkın beğenisine sunulacağını ifade etti. Türkiye’nin su altı arkeolojisindeki bu yükselişi, dünya arkeoloji literatüründe de yakından takip ediliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir