Kültür Sanat

Antalya’da 2 bin 100 Yıllık Batık: Antik Dünyanın Lüks Sofra Takımları

Antalya Adrasan açıklarında 2 bin 100 yıllık gemi batığında binlerce seramik eser bulundu. Roma döneminin lüks sofra kültürüne dair önemli izler gün yüzüne çıktı.

OKUMA AYARLARI
Antalya’da 2 bin 100 Yıllık Batık: Antik Dünyanın Lüks Sofra Takımları
Antalya’da 2 bin 100 Yıllık Batık: Antik Dünyanın Lüks Sofra Takımları
📍 Konum: Antalya, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 449
🕐 Son Güncelleme: 28.09.2026 13:18

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Antalya’nın Adrasan açıklarında, deniz yüzeyinin 42-55 metre altında yürütülen kazılarda 2 bin 100 yıllık bir gemi batığı keşfedildi.
  • Batıktan çıkarılan 122 farklı formdaki seramik eser, Antik Roma’da lüks sofra kültürünün bir parçası olan Rhosus (Arsuz) üretimi olarak tanımlandı.
  • Eserlerin sandıklara yerleştirilirken aralarına konulan kil katmanları sayesinde binlerce yıldır bozulmadan günümüze ulaştığı belirlendi.

Türkiye’nin sualtı arkeolojisi çalışmaları, dünya tarihine ışık tutacak devrim niteliğinde bir keşfe sahne oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında yürütülen kazı çalışmalarında, yaklaşık 2 bin 100 yıllık olduğu tahmin edilen bir gemi batığı bulundu. Deniz yüzeyinin 42 ile 55 metre derinliğinde yer alan batık, antik dönemin ticaret rotaları ve sofra alışkanlıkları hakkında çarpıcı bilgiler sunuyor.

Antik Dünyanın Lüks Sofra Takımları Gün Yüzüne Çıktı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, batık bölgesindeki çalışmaların büyük bir titizlikle devam ettiğini belirterek, “Antik dünyanın en lüks sofra takımlarını bu batıkta bulduk” açıklamasında bulundu. Batığın ana yükünü, günümüz Hatay sınırları içerisinde kalan antik Rhosus (Arsuz) kentinde üretildiği düşünülen seramikler oluşturuyor. Arkeolojik buluntular arasında çorba kaseleri, balık tabakları, kuruyemiş sunum kapları ve çeşitli boyutlarda tepsilerden oluşan toplam 122 farklı form ve boyutta seramik eser yer alıyor.

Tıpkı bugün bakır kapta su içmek gibi antik çağın da kendine has mutfak gereçleri ve gelenekleri bulunuyordu. Ancak bu eserleri özel kılan sadece işçilikleri değil, aynı zamanda korunma biçimleri oldu. Kazı ekibi, seramiklerin sandıklara dizilirken aralarına konulan kil katmanları sayesinde binlerce yıl boyunca kırılmadan ve formlarını kaybetmeden günümüze ulaştığını tespit etti.

Çiçero’nun Mektuplarındaki İnce Detaylar

Batıktan çıkarılan bu seramiklerin tarihsel değeri, ünlü Romalı hatip ve devlet adamı Çiçero’nun yazışmalarıyla da destekleniyor. MÖ 50 yılında dostu Attikus’a yazdığı mektuplarda, Rhosus’tan özel seramik kaplar sipariş ettiğini belirten Çiçero, bu ürünlerin o dönemde Roma aristokrasisi için ne kadar prestijli birer meta olduğunu kanıtlıyor. Bu keşif, antik dönemde Anadolu topraklarının dünya ticaretindeki üretim kapasitesi ve ihracat gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Sualtı Robotlarıyla Tarihe Yolculuk

Çalışmalar, gelişmiş sualtı robotlarının desteğiyle yürütülüyor. Batıkta sadece Hatay kökenli eserler değil, aynı zamanda Ege adalarında üretildiği tahmin edilen amforalar da tespit edildi. Bu durum, batan geminin oldukça geniş bir ticaret ağının parçası olduğunu ve farklı limanlardan yük aldığına işaret ediyor. Uzmanlar, bu keşfin sadece seramik tarihi için değil, Akdeniz’in ekonomik tarihini yeniden yazmak için de büyük bir fırsat olduğunu belirtiyor.

Bakan Ersoy, “Mavi vatanın kültürel mirasını ortaya çıkaran tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diyerek, kazıların bölgedeki diğer potansiyel batıklar için de bir rehber niteliği taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin deniz altındaki hazineleri, altın potansiyeli kadar değerli olan kültürel mirasımızla birleşerek geleceğe ışık tutmaya devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir