⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 404
🕐 Son Güncelleme: 28.09.2026 12:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın bakanlık yaptığı bir yıllık kısa süre zarfında çok sayıda basın müşavirini işten çıkardığı öne sürüldü.
- İddialara göre, Kaya sadece danışmanlarını değil, memnun kalmadığı koruma ekibindeki polisleri de başka illere sürgün ettirdi.
- Gazeteci Faruk Demirel, Kaya’nın sürgüne gönderdiği polislerin görev yaptığı illerin valilerini arayarak bu kişilere baskı uygulanmasını istediğini iddia etti.
Türkiye siyasetinde sular durulmuyor. Son dönemde adı çeşitli finansal tartışmalarla anılan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında, görev yaptığı döneme dair çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Gazeteci Faruk Demirel’in gündeme taşıdığı bilgiler, Kaya’nın bakanlık koltuğunda oturduğu bir yıldan kısa sürede çalışma arkadaşlarıyla yaşadığı sorunları gözler önüne seriyor.
Bakanlık Döneminde “Ateşten Gömlek” Süreci
Faruk Demirel’in anlatımlarına göre, Kaya ile çalışmak kurum içindeki personel için oldukça zorlu bir süreçti. Demirel, 2017 yılında dönemin Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın basın müşavirliğini yaptığı sırada, Kaya’nın sürekli bir “kadın basın müşaviri” arayışında olduğunu belirtti. Ancak bu arayışın mutlu sonla bitmediği, Kaya’nın bir yıldan kısa bir süre içerisinde 4-5 farklı basın müşaviri ile çalışıp hepsini görevden uzaklaştırdığı ifade edildi.
Bu süreçte yaşananlar sadece basın müşavirleri ile sınırlı kalmadı. Kaya’nın çalışma temposu ve yönetim tarzının, danışmanları üzerinde ciddi psikolojik baskı yarattığı ve bazı danışmanların bu süreçte profesyonel destek almak zorunda kaldığı iddialar arasında yer alıyor.
Polislere “Sürgün” ve “Burun Sürtme” İddiası
Haberin en dikkat çeken kısımlarından biri ise koruma ekibine yönelik iddialar oldu. Kaya’nın, çalışma tarzından memnun kalmadığı veya kendisiyle uyum yakalayamadığı koruma polislerini başka illere tayin ettirdiği öne sürüldü. İddiaya göre, sürgüne gönderilen polislerin gittikleri illerin valileri bizzat aranarak, bu memurların “burunlarının sürtülmesi” talimatı verildi.
Bu tür iddialar, siber suç operasyonları gibi kamuoyunu meşgul eden diğer gündem maddeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, bürokrasideki idari tasarrufların sınırlarını sorgulatır hale geldi. Kamu yönetimi etiği açısından büyük tartışma yaratacak bu iddialar, siyaset kulislerinde “yönetim tarzı” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Protokol Krizleri ve Siyasetin İç Yüzü
Faruk Demirel, anılarında sadece kovulma ve sürgün olaylarına değil, protokol krizlerine de değindi. 2017 yılında gerçekleşen bir uçak yolculuğunda, devlet protokolü gereği Başbakan Yardımcısı’nın oturması gereken 1A koltuğuna Kaya’nın oturduğunu belirten Demirel, bakanın çalışma tarzına dair ipuçları verdi. Öte yandan Türkiye’nin gündeminde yer alan CHP İstanbul’daki atama krizi gibi iç meseleler, idari görevlendirmelerin ne denli hassas bir konu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Kaya’nın finansal faaliyetleri ve bakanlık dönemindeki bu idari kararları, önümüzdeki günlerde yargı ve denetleme kurullarının gündeminde daha fazla yer alacak gibi görünüyor. Kamuoyu, bu iddialara yönelik yapılacak resmi açıklamaları merakla bekliyor.



