⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 395
🕐 Son Güncelleme: 28.09.2026 12:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Etiyopya’nın Tigray bölgesinde TPLF güçleri; Mekelle, Aksum ve Şire havalimanlarını ele geçirerek federal hükümete karşı yeni bir cephe açtı.
- Yedi farklı silahlı ve siyasi yapı, Başbakan Abiy Ahmed yönetimini devirmek amacıyla “Etiyopya Halklarının Hayatta Kalma İttifakı” çatısı altında birleşti.
- Bölgedeki insani kriz derinleşirken, uluslararası toplum taraflara acil ateşkes ve diyalog çağrısında bulunuyor.
Doğu Afrika’nın stratejik gücü Etiyopya, 2020-2022 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşın ardından tekrar şiddetli bir istikrarsızlık sarmalına girdi. Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerinin, 23 Eylül itibarıyla Tigray bölgesindeki üç kritik havalimanının kontrolünü ele geçirmesi, bölgedeki tansiyonu zirveye taşıdı. Etiyopya Hava Yolları, güvenlik gerekçesiyle bu kentlere olan tüm uçuşlarını süresiz olarak durdurdu.
Yeni Bir İttifak: “Hayatta Kalma İttifakı”
Çatışmaların seyrini değiştiren en önemli gelişme, 20 Eylül’de gerçekleşen siyasi konsolidasyon oldu. Yedi farklı silahlı ve siyasi grup, Başbakan Abiy Ahmed hükümetini devirmek ve kapsayıcı bir geçiş yönetimi kurmak amacıyla “Etiyopya Halklarının Hayatta Kalma İttifakı” adı altında birleşti. Bu oluşum, daha önce birbirine rakip olan veya farklı ajandalarla hareket eden grupların, merkezi yönetime karşı ortak bir strateji geliştirdiğini gösteriyor.
TPLF, 1991’den 2018’e kadar ülkenin siyasi merkezinde yer alırken, Abiy Ahmed’in iktidara gelişiyle gücünü kaybetmişti. Şimdi ise bölgedeki toprak anlaşmazlıkları ve federal yetki paylaşımı sorunları, örgütü tekrar silahlı mücadeleye itti. Benzer şekilde, Amhara bölgesinde etkili olan Fano milisleri ve Oromo Kurtuluş Ordusu (OLA) gibi gruplar, kendi öz yönetim hakları için federal orduyla çatışmalarını sürdürüyor. Dünyanın farklı noktalarındaki jeopolitik gerilimler gibi, Etiyopya’daki bu iç çatışmalar da küresel güç merkezleri tarafından yakından takip ediliyor.
İnsani Kriz ve Uluslararası Çağrılar
Sahadaki çatışmalar sadece askeri bir boyuta sahip değil; aynı zamanda bölgedeki insani yardım koridorlarını da felç etmiş durumda. Birleşmiş Milletler, sivillerin korunması ve yardımların bölgeye engelsiz erişimi konusunda acil uyarı yaparken, Afrika Birliği ve bölge ülkeleri tarafları derhal diyaloğa dönmeye çağırdı. Ancak hükümet tarafı, TPLF’yi 2022 Pretoria Anlaşması’na ihanet etmekle suçlayarak askeri operasyonların süreceği mesajını veriyor.
Ülke genelindeki bu huzursuzluk, sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir yıkımı da beraberinde getiriyor. Tıpkı ekonomik istikrarsızlıkların üretim merkezlerini vurması gibi, Etiyopya’daki bu çatışmalar da ülkenin tarımsal ve ticari altyapısını ciddi şekilde tehdit ediyor. Federal yönetim ise ulusal birliği korumak adına silahlı grupların derhal silahsızlanması gerektiğini savunuyor.
Önümüzdeki günler, Etiyopya’nın yeni bir iç savaşa mı sürükleneceğini yoksa diplomatik yollarla bir çözümün mü bulunacağını belirleyecek. Tarafların uzlaşmaz tutumu, bölgedeki barış umutlarını her geçen saat daha da zayıflatıyor.



