⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 357
🕐 Son Güncelleme: 28.09.2026 05:43
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’de 455 binden fazla yatırımcıyı etkileyen ve son yılların en büyük vurgunu olarak nitelendirilen 131 fonun tasfiye süreci Ankara merkezli kararlarla devam ediyor.
- Krizin temelinde, bazı fonların sığ ve az işlem gören şirket hisselerini suni olarak yükseltmesi yatarken, borsa olayı siyasete de ulaştı ve süreç 28 Ağustos’taki SPK müdahalesiyle kırılma noktasına ulaştı.
- Yaklaşık 18 milyar dolar büyüklüğündeki varlıkların nakde çevrilerek yatırımcılara dağıtılması planlanırken, AKP’de ‘fon’ paniği yaratarak siyasi ve ekonomik yankılarını sürdürüyor.
Türkiye finans piyasaları son yılların en büyük sarsıntılarından biriyle karşı karşıya kaldı. Yüz binlerce vatandaşı ve milyarlarca liralık büyüklüğü etkileyen fon skandalı, ekonomik dengeleri altüst ederken krizin adeta göz göre göre geldiği ortaya çıktı. 455 binden fazla yatırımcının mağduriyet yaşadığı süreçte, 131 fonun tasfiye işlemleri büyük bir titizlikle yürütülüyor.
Sığ Hisselerle Başlayan Suni Yükseliş Döngüsü
Ülke genelinde faaliyet gösteren çok sayıda yatırım fonu, topladıkları sermayeyi farklı finansal araçlara yönlendiriyor. Ancak krizin fitili, bazı fon yöneticilerinin küçük ölçekli şirketlerin az işlem gören, yani “sığ” olarak tabir edilen hisselerini yüklü miktarlarda ve piyasa gerçekliğinden uzak yüksek fiyatlarla satın almasıyla ateşlendi. Bu manipülatif döngü sayesinde ilgili şirketlerin borsa değerleri suni bir şekilde katlanarak arttı.
Yaşanan bu olağan dışı fiyat hareketleri, ekonomi basınının yanı sıra kamuoyunun da dikkatinden kaçmadı. Uzmanların ve medya kuruluşlarının gündeme getirdiği bu anormal durum, piyasalardaki denetim eksikliklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
28 Ağustos Kırılma Noktası Oldu
P piyasalardaki riskin büyümesi üzerine Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) harekete geçti. Kurul, bazı fonların fiili dolaşımı düşük hisselerde ekonomik gerçeklikle bağdaşmayan fiyat hareketlerine yol açtığını tespit etti. Alınan kararlar doğrultusunda, 28 Ağustos tarihi sürecin en büyük kırılma noktası olarak kayıtlara geçti.
SPK’nın yatırım fonlarına ilişkin rehberinde yaptığı köklü değişiklikler, fonların yatırımlarını çeşitlendirmesini zorunlu kıldı ve sığ hisselerin yüklü alımına stopaj getirdi. Yıl sonuna kadar ellerindeki bu riskli hisseleri elden çıkarma takvimi belirlenmesinin ardından, piyasada satış talepleri çığ gibi büyüdü. Bu ani sıkışma neticesinde Pusula Portföy ve Tera Portföy gibi kurumların bazı fonları temerrüde düştü.
18 Milyarlık Varlık ve Tasfiye Süreci
Piyasaları sarsan olay sonrasında SPK tarafından açıklanan tasfiye planı, fon varlıklarının nakde çevrilerek hak sahiplerine dağıtılmasını hedefliyor. Uzmanlar, söz konusu fonların toplam varlığının 18 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyor. Yaklaşık 891 milyar liralık devasa bir büyüklüğe sahip olan bu portföylerin, kağıt üstündeki değerlerinden ne kadarının gerçek satış fiyatlarına dönüşeceği ise tasfiye süreci tamamlandıkça netleşecek.
Öte yandan, yürütülen ceza soruşturmaları kapsamında şüpheli hesaplara ve mal varlıklarına tedbir konulmaya devam ediliyor. Finans çevreleri, bu skandalın sermaye piyasalarındaki güven unsurunu yeniden tesis etmek adına uzun vadeli yapısal reformları zorunlu kıldığını vurguluyor.



