⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 29.09.2026 11:19
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yargıtay, ATM’de unutulan para veya kartın alınmasını hırsızlık suçu kapsamında değerlendirerek, bu değerlerin sahipsiz olmadığını hükme bağladı.
- Bankaların ATM güvenliğini sağlama yükümlülüğü olduğu vurgulanırken, müşterilerin kart kayıplarını gecikmeden bildirmemesi “ağır kusur” olarak kabul ediliyor.
- Teknik arızalar veya kart kopyalama vakalarında, müşterinin ağır kusuru kanıtlanmadıkça zararın banka tarafından karşılanması gerektiği belirtiliyor.
Dijitalleşen ekonomi dünyasında nakit yönetimi ve ATM kullanımı, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak, ATM işlemleri sırasında yaşanan aksaklıklar, unutulan kartlar veya teknik arızalar ciddi hukuki ihtilafları beraberinde getiriyor. Yargıtay, son dönemde aldığı emsal kararlarla bu uyuşmazlıklara net bir çerçeve çizerek hem bankaların hem de müşterilerin sorumluluk sınırlarını belirledi.
ATM’de Unutulan Para “Sahipsiz” Değildir
Yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, bir ATM haznesinde unutulan para veya cihaz üzerinde bırakılan kart, “sahipsiz mal” statüsünde değildir. Yargıtay, bu tür durumları Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında “Hırsızlık” veya “Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması” suçları çerçevesinde ele alıyor. Bankanın söz konusu değerleri koruma yükümlülüğünün devam ettiği vurgulanırken, başkasına ait parayı ATM haznesinden alan kişilerin cezai sorumluluğu olduğu net bir şekilde ifade ediliyor.
Müşterinin “Bildirim” Sorumluluğu ve Ağır Kusur
Ekonomik piyasalardaki hareketlilik, Altın Fiyatlarında Sert Düşüş gibi gelişmelerle yakından takip edilirken, bireysel finansal güvenlik de bir o kadar önem taşıyor. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, kartını kaybeden veya ATM’de unutan müşterilerin pasif kalmaması gerektiğini hatırlatıyor. Kartın kaybedildiği an ile bildirim yapıldığı süre arasındaki zaman dilimi kritik önem taşıyor. Eğer müşteri, kartının kaybolduğunu fark etmesine rağmen bankaya bildirimde bulunmakta “makul süreyi” aşarsa, bu durum “ağır kusur” olarak nitelendiriliyor. Bu senaryoda, hesaptan çekilen paraların iadesi konusunda bankanın sorumluluğu ortadan kalkabiliyor.
Banka Güvenlik Kurumu Olarak Sorumlu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bankaların sadece birer finans kuruluşu değil, aynı zamanda birer “güven kurumu” olduğunu hatırlatıyor. Özellikle kart kopyalama vakalarında veya ATM’ye yerleştirilen düzeneklerle bilgilerin ele geçirilmesi durumunda, bankanın objektif özen borcu devreye giriyor. Benzer şekilde, 12 İlde Dev Yasa Dışı Bahis Operasyonu gibi finansal suçlarla mücadele edilen bir dönemde, bankaların sistemlerini teknik ve fiziki saldırılara karşı koruması zorunluluk arz ediyor. Müşterinin ağır bir kusuru ispatlanamadığı sürece, teknik altyapıdan kaynaklanan zararların banka tarafından karşılanması gerektiği belirtiliyor.
Kamera Kayıtları ve Loglar Delil Niteliğinde
Uyuşmazlıkların çözümünde banka log kayıtları ve kamera görüntüleri en güçlü delil olarak kabul ediliyor. Mahkemeler, işlem anındaki görüntüleri ve sistem kayıtlarını inceleyerek, tarafların ihmal düzeyini belirliyor. Bu nedenle, ATM işlemlerinde bir sorun yaşandığında vakit kaybetmeden tutanak tutulması veya banka ile iletişime geçilmesi, hak kaybına uğramamak adına atılması gereken en kritik adımdır.



