⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 476
🕐 Son Güncelleme: 29.09.2026 16:50
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne (İzBB) bağlı modüler tuvaletlerde çalışan taşeron işçilerin güvenceli çalışma talebiyle başlattığı eylemler 43’üncü gününe ulaştı.
- DİSK/Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube iş yeri temsilcisi Doğukan Bayar, taşeron sistemine karşı yaptığı açıklamalar gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı.
- İşten çıkarma kararının ardından işçiler Kültürpark’ta bir araya gelerek, taşeron sistem tamamen kalkana ve güvenceli çalışma hakkı sağlanana kadar mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu.
Türkiye’nin üçüncü büyük metropolünde işçi hakları mücadelesi yeni bir boyuta evrildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) bünyesindeki modüler tuvaletlerde görev yapan taşeron işçilerin, güvenceli çalışma ve taşeron sisteminin son bulması talebiyle başlattığı eylemler 43’üncü gününü geride bıraktı. Direnişin simge isimlerinden biri haline gelen DİSK/Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube iş yeri temsilcisi Doğukan Bayar‘ın işten çıkarılması, gerilimi en üst seviyeye tırmandırdı.
İşten Çıkarma Gerekçesi ve Kod 43 Krizi
Geçtiğimiz hafta taşeron çalışma düzenine karşı kamuoyuna yönelik sert açıklamalarda bulunan iş yeri temsilcisi Doğukan Bayar hakkında apar topar tutanak tutulmuştu. Sürecin hızla ilerlemesiyle birlikte perşembe günü noter kanalıyla evine ve sendikaya tebligat gönderilen Bayar, cuma günü bağlı bulunduğu Petra şirketine giderek resmi savunmasını verdi. Ancak pazartesi akşamı kendisine ulaştırılan fesih bildirimiyle işten çıkarıldığı kesinleşti.
İşten çıkarma işleminin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında yer alan 43 kodu ile gerçekleştirildiği öğrenildi. Bu durum, işverenin “haklı fesih” iddiasında bulunduğu ve işçinin kıdem ile ihbar tazminatı dahil hiçbir yasal hak alamayacağı anlamına geliyor. Bayar ve sendika cephesi bu hamleyi, kazanılmış hakları gasp etme ve eylemi baltalama girişimi olarak nitelendiriyor.
“Söylediklerim Tüm İş Yerinin Ortak Talebidir”
Yaşanan haksızlıklara karşı sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Doğukan Bayar, yaptığı açıklamaların sadece kendi şahsi fikirlerini yansıtmadığını, tüm mesai arkadaşlarının ortak iradesini temsil ettiğini belirtti. Savunma verme sürecinde kendisini yalnız bırakmayan işçi dostlarına da gözdağı verildiğini aktaran Bayar, eyleme destek veren diğer işçilerin de işten çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Gündemdeki bu sıcak gelişmelerin yanı sıra, işçi sınıfının hak arayışları Türkiye’nin dört bir yanında farklı sektörlerde de yankı buluyor. Tıpkı geçtiğimiz günlerde gündeme gelen okul saldırıları sonrası dev siber operasyon: 3 bin 810 gözaltı haberinde olduğu gibi, toplumsal düzeni ve güvenliği ilgilendiren kriz durumlarında hukuki ve idari süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiği bir kez daha kanıtlanıyor. Benzer şekilde, ekonomik istikrarsızlık ve enflasyon baskısı altında ezilen çalışanlar, hak ettikleri insani yaşam koşullarına ulaşabilmek için çeşitli platformlarda seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu bağlamda, bütçe planlaması yaparken zorlanan vatandaşlar için hazırlanan bütçe dostu: sanayi yüzü göstermeyen 4 otomatik araç gibi rehber niteliğindeki içerikler de halkın alım gücünün düştüğü bu dönemde büyük ilgi görüyor.
Kültürpark’ta Direniş Kararlılığı: “Geri Adım Atmayacağız”
İzmir Kültürpark 1 No’lu Hol önünde toplanan modüler tuvalet işçileri ve sendika üyeleri, yaşanan hukuksuzluklara karşı ortak basın açıklaması düzenledi. Geçtiğimiz yıl da taşerona karşı 60 gün boyunca kesintisiz direndiklerini hatırlatan işçiler, bu yıl da aynı kararlılıkla yola devam ettiklerini ifade ettiler. Taşeron sistem tamamen ortadan kalkıp belediye bünyesinde kadrolu ve güvenceli bir istihdam sağlanana kadar meydanları terk etmeyeceklerinin altını çizdiler.



