⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 441
🕐 Son Güncelleme: 29.09.2026 14:50
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İngiltere’de yaşayan Ellen Roome, 2022 yılında 14 yaşındaki oğlu Jools Sweeney’yi kaybetmesinin ardından sosyal medya devi TikTok’a karşı hukuki mücadele başlattı.
- Acılı anne, platformlardaki tehlikeli meydan okuma akımlarının ve algoritmaların çocukları ölüme sürüklediğini belirterek ebeveynlere çocuklarının telefonlarını gece yatak odalarına almama çağrısı yaptı.
- Uluslararası düzeyde benzer trajediler yaşayan ailelerle ortak hareket eden Roome, mahkeme kararı olmadan algoritma verilerine erişememenin büyük bir engel yarattığına dikkat çekti.
Dünya genelinde milyarlarca kullanıcısı bulunan popüler sosyal medya platformları, son yıllarda çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve güvenlik açıklarıyla yeniden masaya yatırıldı. İngiltere‘de yaşanan trajik bir olay, sanal medyanın karanlık yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Ülkede 14 yaşındaki Jools Sweeney’nin 2022 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesinin ardından annesi Ellen Roome, hukuk mücadelesi başlattı.
Oğlunun ölümünde sosyal medyada hızla yayılan tehlikeli meydan okuma akımlarının etkili olduğunu savunan acılı anne, platformların denetimsiz yapısına karşı isyan etti. Yaşanan bu büyük kaybın ardından ebeveynlere kritik uyarılarda bulunan Roome, çocukların dijital dünyadaki tehlikelerden korunması için ailelerin daha uyanık olması gerektiğini vurguladı.
“Telefonunu Alın ve İçeriklere Bakın Dedim ama Yapmadılar”
Olayın ardından yaşadığı süreçte polisle olan diyaloglarını paylaşan Ellen Roome, oğlunun hayatını kaybettiği ilk gece yetkililere çağrıda bulunduğunu ancak dikkate alınmadığını ifade etti. Benzer olayların başka ailelerin de başına geldiğini belirten Roome, küresel çaptaki teknoloji şirketlerinin veri gizliliği arkasına sığınarak denetimden kaçtığını savundu. Tıpkı dünyada yankı uyandıran bazı uluslararası krizler ve Slovakya’da Okulda Dehşet: Bıçaklı Saldırıda 1 Ölü, 2 Yaralı haberlerinde olduğu gibi, toplumsal güvenliği tehdit eden unsurların acilen mercek altına alınması gerekiyor.
Jools’un son derece mutlu, çevresiyle uyumlu ve herhangi bir zorbalığa maruz kalmayan bir çocuk olduğunu belirten anne, dönemin şartlarında sosyal medyanın bu kadar tehlikeli olabileceğini öngöremediklerini itiraf etti. Sanal platformların zararlarının o dönem bugünkü kadar bilinmediğini ifade eden Roome, ebeveynlerin çocuklarının dijital alışkanlıklarını yakından takip etmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Algoritma Verilerine Erişim Engeli ve Küresel Benzerlikler
Jools’un ölümünün ardından TikTok’tan oğluna ait verileri talep eden ancak mahkeme kararı olmadan mesajlara veya izleme geçmişine ulaşamayan Roome, şirketlerin algoritma şeffaflığı konusunda yetersiz kaldığını söyledi. ABD’de beş ailenin açtığı benzer davalarla kendi yaşadığı sürecin büyük benzerlikler taşıdığına dikkat çekti. Çocukların dijital ayak izleri ve maruz kaldıkları manipülatif içerikler, teknolojinin hayatımızın her alanını sarmaladığı bu dönemde yeni önlemleri zorunlu kılıyor. Benzer şekilde, günlük yaşamımızı etkileyen IMEI Kayıt Ücreti 2027’de 70 Bin Liraya Dayanıyor! gibi ekonomik gelişmelerin yanı sıra bireysel güvenliğimiz de dijital dünyada yeni bir strateji gerektiriyor.
Ebeveynlere Gece Yatak Odası Uyarısı
Yaşadığı acı tecrübeden yola çıkarak tüm dünyadaki anne ve babalara seslenen Ellen Roome, çocukların gece yatarken akıllı telefonlarını yatak odalarına sokmasına kesinlikle izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Gece saatlerinde çocukların bu tür manipülatif ve tehlikeli içeriklere daha savunmasız yakalandığını belirten Roome, dijital detoksun ve sınır koymanın hayat kurtarıcı olabileceğini dile getirdi.



