⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 394
🕐 Son Güncelleme: 29.09.2026 13:46
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Şiddetli geçimsizlik yaşayan Buse Akgün Gök, 17 Eylül’de çocuğunu almak için gittiği Şehit Turgay Topsakaloğlu İlkokulu’nun bahçesinde boşanma aşamasındaki eşi Bayram Gök tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı.
- Hastanede 7 günlük yaşam mücadelesini kaybeden genç kadının babası Hasan Akgün, damadının ağabeyinin “Kardeşime içeride ben bakarım” diyerek kızını önceden tehdit ettiğini ve cinayetin planlı olduğunu açıkladı.
- Türkiye’de artan kadına şiddet vakaları toplumsal vicdanı yaralamaya devam ederken, toplumda Sakarya’da kadın cinayeti gibi acı olayların bir an önce son bulması için caydırıcı tedbirler alınıyor. Öte yandan emniyet güçleri, katil zanlısının telefon ve mesaj dökümleri ile çocukların çantasında bulunan takip cihazı üzerinde detaylı inceleme başlattı.
Türkiye, kadına yönelik şiddet sarmalında can vermeye devam eden kadınların acısıyla sarsılıyor. İstanbul’da yaşanan ve adeta göz göre göre gelen bir vahşet, yürekleri dağladı. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açan ve ailesinin yanına sığınan Buse Akgün Gök, çocuklarını korumaya çalışırken hayattan koparıldı. Olayın ardından konuşan acılı baba Hasan Akgün, cinayetin ardındaki planlı dehşet zincirini gözler önüne serdi.
Okul Bahçesinde Planlı Dehşet
Olay, 17 Eylül tarihinde Şehit Turgay Topsakaloğlu İlkokulu’nun bahçesinde meydana geldi. İddialara göre, boşanma aşamasındaki Bayram Gök, veli toplantısını bahane ederek okul önüne geldi. Kayınvalidesinin çocukları okuldan uzaklaştırmasının hemen ardından Buse Akgün Gök’ü hedef alan katil zanlısı eş, genç kadını bıçaklayarak ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan Buse, doktorların tüm müdahalelerine rağmen 7 günlük yaşam savaşını kaybetti. Gözaltına alınan zanlı ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
“Kardeşime İçeride Ben Bakarım” Tehdidi
Kızını kaybeden baba Hasan Akgün, yaşananların anlık bir öfke cinayeti olmadığını, aksine tasarlanmış bir katliam olduğunu vurguladı. Kızının daha önce de sanık tarafından sürekli rahatsız edildiğini belirten Akgün, dikkati çeken şu ifadeleri kullandı: “Bayram’ın ağabeyi, ‘Kardeşimi ben tutuyorum. Gerekirse seni vurur, ben kardeşime içeride bakarım’ diye kızıma tehdit mesajları atmıştı. Tamamen ailesini arkasına alarak planladıkları bir dehşet bu.”
Takip Cihazı ve Hukuki Süreç
Yaşanan trajedinin ardından çocukların korunması ve adaletin yerini bulması için hukuk mücadelesi başlatan aile, çocukların çantasında kibrit kutusu büyüklüğünde şüpheli bir cihaz bulunduğunu belirtti. Ötmesiyle fark edilen bu cihazın bir takip cihazı olduğu ortaya çıkarken, emniyet birimleri Buse’nin telefonundaki mesajlar ve cinayetin arka planındaki tüm şüpheliler üzerinde derinlemesine bir soruşturma yürütüyor. Türkiye’de son dönemde artan trajik olaylar ve güvenlik açıkları, dijital dünyada güvenlik açıkları nedeniyle ertelenen teknolojik projeler gibi toplumsal önlemlerin de aciliyetini bir kez daha hatırlatıyor.
Öte yandan, sosyal yaşamdaki ekonomik zorluklar ve aile içi baskılar da bireyleri çıkmaza sokuyor. Uzmanlar, dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılı süreçlerin (örneğin enerji krizi ve maliyet artışları) aile içi huzursuzlukları tetikleyen dolaylı faktörler arasında yer alabildiğine dikkat çekiyor. Ancak Buse Akgün Gök’ün katledilmesi, tüm bu gerekçelerin ötesinde gözü dönmüş bir zihniyetin ve cezasızlık algısının acı bir sonucu olarak kayıtlara geçti.



