Gündem

Tunç Soyer Davasında Yeni Perde: “Yedeğin Yedeği” İddianame Tepkisi

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer hakkında hazırlanan yeni iddianameye avukatlarından sert tepki geldi. "Yedeğin yedeği" dosyada neler yaşanıyor?

OKUMA AYARLARI
Tunç Soyer Davasında Yeni Perde: “Yedeğin Yedeği” İddianame Tepkisi
Tunç Soyer Davasında Yeni Perde: “Yedeğin Yedeği” İddianame Tepkisi
📍 Konum: İzmir, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 29.09.2026 11:58

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi soruşturması kapsamında Tunç Soyer hakkında “resmî belgede sahtecilik” suçlamasıyla yeni bir iddianame hazırladı.
  • Soyer’in avukatları, olayı “yedeğin yedeği” olarak nitelendirerek, suçlamaların değişmediğini ancak tutukluluk süresinin bu yöntemle uzatıldığını iddia etti.
  • Savunma ekibi, 456 gündür tutuklu bulunan Soyer için hangi belgenin sahte olduğunun somut bir karşılığının olmadığını belirterek tahliye talebini yineledi.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer hakkında yürütülen yargı sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden menfaat temin edildiği iddiasıyla başlatılan soruşturmada, Soyer hakkında “resmî belgede sahtecilik” suçlamasıyla yeni bir iddianame düzenlendi. Bu gelişme, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Avukatlardan “Yedeğin Yedeği” Çıkışı

Tunç Soyer’in avukatları Murat Aydın, İsmet Köymen ve Defne Soyer, gelişmenin ardından yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Savunma ekibi, bu yeni iddianameyi “yedeğin yedeği” olarak tanımlayarak, yargılama sürecindeki tutumun hukuki temelden yoksun olduğunu savundu. Avukatlar, dosyaların ve soruşturma numaralarının sürekli değiştirildiğini, ancak Soyer’e yöneltilen olaylar bütününün aynı kaldığını vurguladı.

Gündemdeki diğer önemli hukuki ve toplumsal gelişmeleri takip ederken, YENİ Partili Yavuzyılmaz’dan Tezmen-Sayan Ailesi İddiası! gibi dosyaların da benzer şekilde kamuoyunu meşgul ettiği gözlemleniyor. Hukuk sistemindeki bu tür tartışmalı süreçler, adalete erişim hakkı tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

“Hangi Belge Sahte?” Sorusu Cevapsız Kaldı

Savunma ekibinin en çok üzerinde durduğu konu ise suçlamanın somut bir dayanağının bulunmaması. Avukatlar, 15 ay süren tutukluluğun ardından hazırlanan iddianamede dahi, “Hangi belge sahtedir?” sorusunun yanıtlanamadığını belirtti. Tunç Soyer ile söz konusu sahtecilik iddiası arasında herhangi bir illiyet bağının kurulmadığını ifade eden avukatlar, kişinin kendisine yöneltilen suçlamanın ne olduğunu bilmesinin en temel anayasal hak olduğunu hatırlattı.

Öte yandan, Türkiye genelinde yaşanan diğer olaylar da dikkat çekiyor. Örneğin, Sakarya’da aşırı yağış felaketi gibi gündem maddeleri, yerel yönetimlerin sorumluluklarını ve kriz yönetimindeki rollerini tekrar tartışmaya açıyor.

Tutukluluk Süresinin Uzatılması İddiası

Avukatlar, önceki dosyalarda yer alan suçlamaların sürekli değiştirilerek tutukluluk süresinin sistematik bir şekilde uzatıldığını öne sürdü. İlk iddianamede Soyer’in kişisel bir menfaat elde etmediğinin savcılık tarafından kabul edildiğini ve MASAK raporlarıyla da bunun tescillendiğini hatırlatan savunma ekibi, “resmî belgede sahtecilik” suçlamasının bir “kılıf” olarak kullanıldığı görüşünde.

456 gündür devam eden tutukluluğun haksız olduğunu savunan avukatlar, yargı makamlarına seslenerek, bu “yedeğin yedeği” dosyaya son verilmesini ve Soyer’in derhal tahliye edilmesi gerektiğini talep etti. Sürecin nasıl ilerleyeceği ise önümüzdeki günlerde yapılacak duruşmalarda belli olacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir